Merhaba koşu dostlarım,
40 yaşından sonra başladığım koşu serüvenime 13-14 Mart 2021 tarihinde birde ultra maraton eklemiş oldum.
Dünyanın en zorlu dönemine, yüzyılın salgını COVİD 19’a denk gelen antrenman sürecim çok istediğim gibi geçmemişti. Hafta sonu yasakları, hafta içi yoğun iş temposundan vakit bulabildikçe haftalık ortalama 60-100 km arası sadece düz zeminde koşabildim. Yani 0 yükseklik kazanımı…
BiKoşuAdana ailemin “ Bu yarışı sen her türlü koşar bitirirsin.” Söylemleri beni ekstra motive ediyordu.


Cuma sabahı kaptanımız Mehmet ÖNELGE, Harun ERBİL ve Eylem ESER arkadaşlarımla Adana’dan İzmir’e yolculuğumuz başlamıştı. Selçuk’a ulaştığımızda en sevindiğim şey oteli ayarlayan tecrübeli yol arkadaşlarım FİNİSH noktasına 35 metre mesafede olan ÜRKMEZ OTEL’de konaklayacağımızı söylemeleri olmuştu. Sonuçta bu mesafeyi daha önce hiç koşmamış ve yarış sonrası nasıl olacağımı bilemiyordum. Otele yerleştikten sonra zorunlu malzeme kontrolü ve yarış kiti almıştık. Sonrasında alanda daha önceki yol yarışlarında tanıştığım dostlarla sohbet ve muhabbet…
Akşam otele döndüğümüzde saatlerimizi 03:30 a kurup, son kontrollerimizi yapıp uyumaya çalıştık. Aynı odada kaldığım Harun ve Mehmet 110K koşacaklardı. Çok sakin bir şekilde hangi saatte hangi CP’de olacaklarını not alıyor ve saat kaç gibi bitireceklerini konuşuyorlardı.


START noktası EFES Antik Tiyatro’sunun alt kapısındaydı. Pandemi nedeniyle kontrollü çıkış yapılacağı söylenmişti. Saat 05:00’te 100K koşucuları start aldı. Arkadaşlarımı yolculadıktan sonra biz 05:30 da start aldık. Hava 3-4 derece ve karanlıktı. İlk defa kafa lambası ile koşacaktım. Planım şöyleydi; İlk CP noktası olan Richmond’a kadar 12 km, üşümemek için yağmurlukla koşup, orada çok terlemeden çıkaracaktım. Yaklaşık 90-100 kişi 61k için sırayla yarışa başladık. Yavaş tempo ile karanlıkta kafa lambası ile patika yollara düşmüştük. Önden giden hızlı grup iki defa işaretlemeleri 20-30 metre kaçırıp tekrar önümüzde devam ediyordu. 1. CP’ye kadar hafif tatlı yokuş ve inişlerle bazen dar patika bazen de geniş köy yollarında ilerliyorduk. 1. CP’ye ulaştığımda hemen üzerimdeki yağmurluğu çıkarıp çantama koydum. CP’de yediğim en güzel şey, kıtır kıtır olmuş dilimlenip kurutulmuş portakaldı 🙂 . CP’den çıktıktan sonra üst kısmımın su gibi olduğunu fark ettim. Umarım üşüyüp hasta olmam dedim.
1.Tecrübe: – Hava 0 derecenin altına düşmedikçe ve yağmur yağmadıkça yağmurluk giyilmeyecek.

2.CP 15. Km de sadece su istasyonu vardı. Burada hiç duraksamadan devam ettim. Hava artık iyice aydınlanmıştı. Buraya kadar ciddi bir tırmanma yoktu. Kontrollü bir şekilde kendimi çok zorlamadan koşmaya devam ettim. Geçtiğimiz yerler yemyeşil patika yollardı. Meryem Ana alt yolunda patikadan 3. CP’ye doğru devam ettik. Hava artık ısınmaya başlamıştı. Mis gibi bol oksijenli orman patika yollarından 3. CP olan Meryem Ana’ya (23. Km) girdiğimde suluklarımın her ikisi de tamamen bitmişti. START öncesinde yaptığım gibi suluğumun birini izotonik diğerine su doldurdum. Hızlıca bir şeyler atıştırıp yola devam ettim.
Sürekli şehir içinde ve yol yarışlarında koştuğum için temiz hava beni çarpmış, ormanın büyüsüne kapılmış bir şekilde 51. Km olan 5. CP ŞİRİNCE’ye girmiştim. Kesinlikle adının hakkını veriyor. Şirince’ye son 5 km kala Gürkan KAZANCI ile tanışıp beraber sohbet ederek yola devam etmiştik. Şirince’nin şaraplarının meşhur olduğunu duymuştum. CP’de bizlere en azından bir kadeh şarap verirler diye düşünüyordum. Ama öyle olmadı tabiki…


Bu arada yarışın 42. Km sini geride bıraktığımda kendime şöyle dedim “Ramazan sen artık bir ULTRAMARATON KOŞUCUSU oldun.”
Şirince’den çıktıktan sonra artık ciddi anlamda inişler başlamıştı. Bacaklarımda başlayan ağrılar kendini iyiden iyiye hissettiriyordu. Yolumuz tekrar üzüm bağları arasındaki patika yollardan Selçuk’a doğru uzanıyordu. 57. ve 59. Km lerde çok güzel papatyalar arasından ilerlemeye devam ettim. Yarışın bitmesine 2 km kala ve bacaklarım bitmişken o da ne! Dik kayalıklardan şehre iniyoruz. Beklediğim son düzlük için hevesim hiç kalmadı. Selçuk’un ara sokaklarında ilerledikten sonra CORPUZA Meydanı’ında FİNİSH’e girdim.
61 K için CUT OFF süresi 10 saatti. Bende tahmin ettiğim süreden 30 dakika daha geç bitirdim. 8 saat 26 dakika. Yarış bittikten sonra recovery alanında açma-germe hareketlerini yaptıran görevli arkadaşlara çok çok teşekkür ediyorum. Yarıştan sonraki 2 gün merdiven inip çıkmak sıkıntılı oldu, fakat 3. Gün normale döndüm.
2.TECRÜBE: Kesinlikle trail antrenmanı yapmak gerekiyor.

Yarış sırasında ve FİNİSH esnasında bir daha 60 K ve üzeri koşmam diyordum. Daha 2. Günde 70-80 k yarışlara bakmaya başladım.
Trail yarışı olmasına rağmen ben NİKE Zoom Winflo 4 ile koştum. Bu parkur için hiç sorun yaşatmadı. Yanıma 5 tane GU Jel almıştım, 4’ünü kullandım. 1,5 litre portakallı izotonik içtim. 1 tane Züber kullandım. Yaklaşık 1 litre su içtim.
Sonuç olarak Efes Ultra Maratonu tekrar koşmayı isteyeceğim bir yarış.
Sağlıcakla Kalın.