CAPPADOCIA ULTRA TRAIL 2019 – Uğur PUSAT – 63K

CAPPADOCIA ULTRA TRAIL 2019 – Uğur PUSAT – 63K

Kapadokya bölgesinin benim için ayrı bir önemi var yerleşik düzende hayatımın iki yılını burada geçirdiğim anılarla dolu keyifli anlar yaşadığım ‘’Güzel Atlar Diyarı’’

Cappadocia Ultra Trail etkinliklerini her yıl geliştirmek için kendime bir hedef koymuştum. 2018’de CST 38K – 2019’da CMT 63K ve büyük hedefim 2020’de CUT 120K etaplarını tamamlayıp zirvede bırakmanın mutluluğunu yaşamak isteği… ( Zirvede bırakmaktan kastım Akdağ tırmanışında tepeye ulaştığımda nabzımın 193 atmasıydı o anlamda söylüyorum 🙂 seneye CUT 120K etabında bıraktığım yerde bırakın beni 🙂

Yarışma hazırlıklarım BKA ailemle tüm yaz sezonu dağ patika ‘’Karboğazı Taşdurmaz yokuş aşağı beni kimse tutamaz… ) sloganıyla geçti. CUT koşacak arkadaşlarla aynı antremanı yapmak 2020’nin hazırlığına 2 yıl önceden başlamıştım aslında. Belemedik’ te tek CUT ’ta bir damacana Cola’yı da içtik ya Cappadocia Ultra Trail’ e sağ sağlıklı gelebilmenin tek sebebidir bilin arkadaşlar. Harun-Murat-Tuğrul-Mönelge-FULYA-Ben… İyi içeriz sucuklarıda iyi yeriz bize takılmayın aç kalırsınız. Düzeltiyorum Fulyasan varsa aç kalırsınız 🙂 Çünkü biz masada aç kalıyorduk 🙂

 

 

18 Ekim sabahı yola çıktık 3 saat yolculuktan sonra Göreme’ de Kufe Hotel’e girişimizi yaptık. Hava çok güzel hotelimiz butik, kendi evinizde kalıyor olmanın konforunu yaşattılar sağ olsunlar.Hadi yarış kitlerini almaya gidelim BKA ailem ile buluşalım soğuk birşeyler içelim düşüncesiyle Ürgüp’e geçtik.

 

 

Herkesin morali yerinde sohbet muhabbet akşam makarna partisinde biraz eğlenip, erkenden hotelimize dinlenmeye geçtik.

19 Ekim sabahı 05.00’de uyandım kahvaltımın ardından son hazırlıklarımı yapıp yarışma alanına geçtim.

Start – Ürgüp

 

 

Saat 07.00 olmak üzere tüm yarışmacılar start anını bekliyoruz çok heyecanlıydım koşmaya başlamadan nabzım 120 atıyordu bu iyi bir şey sanırım dedim kendi kendime, vücut 6 pace’ e hazır, çıkışın çok iyi olacak dedim, öylede oldu, iyi bir başlangıç yaptım start verildikten sonra toplamda 1200 sporcu ile Cappadocia vadiye attım kendimi hava aydınlanmaya başlamış bütün balonlar havalanmış çok güzel bir görsel şölen sunuyordu bize tabiat ana. Moralim yüksek gözlerim BKA 63K ve 120K koşan arkadaşları arıyor, kalabalıktan kimseyi göremiyorum patikaya odaklanıp İbrahimpaşa CP’ye planladığım zamanda girmek için tek sıra olmuş kalabalığın yanından çalı çırpı bozuk yol demeden koşuyorum, koşunun 7.km’ sinde Harun Fulya Murat Mönelge’yi görüyorum biraz hızlanıp yanlarından rüzgar gibi geçeyim düşüncesiyle 120K koşmuyorum ama iyi antreman yaptım enerjisiyle arkalarından Excuse me ! – Pardon !  diyerek seslenmeye başladım, beni yabancı bir koşucu zannederek hemen yol verdiler beni görünce de Usain gelmiş hoşgelmiş selamlaşmasıyla beraber koşmaya başladık. Voltran’ ı oluşturuyorduk BKA rüzgar gibi geçiyordu…

 

 

1.İbrahimpaşa CP 11.2K

İlk CP’ye 01.10 dakika da girmiştim zamanlama planladığım gibiydi hemen su torbamı doldurup çok zaman kaybetmeden yola devam etmek düşüncesiyle iki bardak kola biraz muz takviyesi ile CP’den çıkıyorum. Önümde eğimli bir yokuş var enerjimi çok harcamadan hafif tempoda koşmaya devam ediyorum manzara çok güzel keyfim yerinde aklımdan bugün 120K koşarmışım dediğim bir düşünce ile tabiat ananın vermiş olduğu tüm nimetleri yaşıyorum. Zemi Vadisine girdiğimde uzun kavak ağaçları kuşlar bana eşlik etmeye başladı dallardan sarkan meyveleri yemek için duracak zaman yoktu ama doğasının güzelliği yanında gizli saklı olan 10. yüzyıla ait 4 kilisesi var vadinin. El-Nazar,Sarnıç,Saklı,Görkündere Kiliseleri ve tüneller tüm tarihiyle gezebileceğiniz keşfedebileceğiniz yerler çıkın çıkın gidin gezin işte 🙂 Vadiden çıkış yapıp Uçhisar yokuşuna kadar herşey yolunda gidiyordu ki 26.Km’de baldırlarıma ve calflarıma hafif kramplar girmeye başladı, ya lütfen daha çok erken n’olur yapma diyerek kendimle konuşmaya başladım ki bu kötüye işaretti. Biraz yavaşlayıp 2. CP’ye kadar kontrollü gittim.

 

 

2.Uçhisar CP 27,8K

İkinci CP’ ye 03.12 dakika da girmiştim. Tuğrul’un eşi Elif’ le karşılaştım çok iyi geldiniz iyi zamanlama haydi devam diyerek moral verdi sağ olsun. Hemen iki şişe soda içip tuz limon takviyesi yaptım kramplar artık oturmuştu tedirgindim. Mönelge hemen arkamdan CP’ ye girmişti kaptan baldırlarım fena umarım açılır çok zorlayacak dedim, cebinden tuz hapı çıkarıp verdi hemen iç etkisini göstersin dedi, ekip olmak yardımlaşmak en güçlü yanımız BKA ailem bunu her geçen gün daha iyi anlıyorum. İyi ki varsınız…İyi ki kaptan iyi ki…Bu arada Nilgün’ ün desteği de çok iyi geldi gülen yüzün yeter ellerine sağlık CP’den çıkmadan Usain Uğur Bolt pozumu da verdim ya daha iyiyim haydi bakalım yola devam 🙂 Önümde Göreme CP’ ye yaklaşık 8K yolum vardı tedirgin adımlarla vadiye tekrar girdim aklım ayaklarda, ya daha kötü olursa ya beni yarı yolda bırakırsa vücudumu dinleyerek hafif tempoda koşuyorum geriden gelenler beni yavaş yavaş geçmeye başladılar Usain bu hızda devam yarışı bitirmeye odaklan herşey güzel olacak motivasyonumu kendime vermeye başladım.Koşul ne olursa olsun vücut senin ne yapman gerektiğini söylüyor.

 

 

3.Göreme CP 35,5K

Üçüncü CP’ ye 04.19 dakika da girdim. Yardım etmek için bekleyen arkadaşlarım beni karşıladı. T-short çorap değişikliği hafif atıştırmalıklarla midemi bastırdım yaklaşık 10 dakika kadar zaman geçirdim. Sağ olsunlar şifa oldular moral verdiler. Normalde bu kadar uzun süre beklemezdim ama ayaklarımı dinlendirmek için en uygun zamanlamaydı yarışın yarıdan fazlası bitmişti ve önümde inişli çıkışlı zor bir bölüm olan yaklaşık 13K mesafeli Göreme – Çavuşin geçişi vardı. Çıkışımı yapıp zorlu vadiye girdim inişli çıkışlı onlarca tepeyi aşmaya çalışıyordum her attığım adım canımı yakıyordu, sanırım ayaklarım altı su toplamaya başladı dedim, güneşte kendini iyiden göstermeye başlamıştı hava sıcaklığı artıyordu su ve tuz kaybım devam ediyordu. Baton almadım hatamı yaptım düşüncesiyle Çavuşin’e gelmiştim.

4.Çavuşin CP 48,2K

Dördüncü CP’ ye 06.27 dakika da girmiştim. Hemen sağlık desteği istedim ayak parmaklarım topuğum su toplamıştı. 3 parmağa tentürdiyot sürüp yara bandı ile sarıp sürtünmeyi biraz azaltalım tedavisi yaptık 🙂 Böylelikle su toplamış parmaklarla yarışı bitirmek için mücadele başlayacaktı CP kapalı alanda idi, sera etkisi sebebiyle içerisi çok sıcaktı. Bahçeye çıktım yarışmacılar çimlerin üzerine uzanmış çorbalarını içiyor dinleniyorlardı. Musluktan akan suya görünce kafamı altına tuttum tüm vücudumu neredeyse yıkadım diyebilirim. İhtiyaçlarımı karşılayıp CP’den çıkış yaptım önümde zorlu bir Akdağ çıkışı vardı. Akdağ CP mesafesi 6,5K idi ama !!! Gökyüzüne ulaşmak için tırmanacağınız tek güzergah… Parkurun son zorlu zirvesi. Güneş ışıl ışıl tepeden vuruyor, yol tozlu dumanlı, şarkı söylemeye başladım… ‘’Adana’ya gidek mi ! BiBuçukAdana yiyek mi ! Acılı şalgam içek mi ! Hadi boşver gel gidek… 🙂 ’’ Anladım ki 120K koşuyor olsaydım çokta kolay bitmeyecekmiş 🙂 Ve Akdağ zirve tam önümde uzaktan bakınca yolu yarılayanlar yarım adam gibi, zirveye ulaşanlar minicik görünüyorlardı. Bu dağı insan çıkacak dediğim an unutulacak gibi değildi. Adımlarımı küçük ama kararlı atarak çıkışa başladım daha henüz yarılamıştım ki tekrar kramplar vurmaya başladı, arkamdan gelenlere yol vermek için biraz kenara çekildim eğilip baldırlarıma kendimce masaj yapmaya başladım, bir 120K koşucusu arkadaş yanımdan geçerken kramp dimi dedi !  Ben evet diyen acılı bir ifadeyle başımı salladım. Durakladı cebinden magnezyum ve tuz hapı çıkartıp bunları kullan iyi gelir dedi, teşekkür ettim. Gözlerime bakıp benim yolum uzun, normalde kimseye vermem deyince; yüzümün şirinliğinden de olmasa gerek üzerimde ki ‘’BiKoşuAdana’’ t-short’ ünün gücünden mi yada acı içinde o halimi görüpte yanıma gelen bir melek mi çok anlam veremeden gözden kaybolup gitti. Çok dua ettim arkasından yolun açık olsun üstad ayağına taş değmesin… Zirveye çıkmıştım kalp atışlarım tavan yapmıştı nabzımı biraz düzenleyip tekrar koşmaya başladım manzara harikaydı Kapadokya’ yı kuşbakışı görüyordum çok güzel bir duygu, olumsuzluklara rağmen hedefine gitmek, bütün güzellikleri yaşamak dağlarda vadilerde koşmak en büyük mutluluk kaynağım.

 

 

5.Akdağ CP 54,7K

Beşinci CP’ ye 07.50 dakika da girmiştim. Usain hadi son 9K vur çık dedim kendi kendime, CP’ de fanta vardı iki kutuyu arka arkaya içtim gözüm açıldı resmen, muz ve çikolata takviyesini yapıp hadi finish’e diyerek çıktım yola. Artık düz diyebileceğim bir parkur vardı önümde Ürgüp’ü uzaktan görüyordum hadi o evlerin oraya gideceğim ve bitecek artık diyordum. Acılarımda azalmıştı daha iyi hissediyordum kendimi 62.km’ ye geldiğimde CST koşucularıyla yolum kesişti, gözüme hemen iki BKA’ lı takıldı Kürşat ve Tuğba yan yana koşuyorlar arkalarından aslanlarım kaplanlarım ha gayret bir şey kalmadı diye seslendim selamlaştık yanlarından geçtim, hedefim 09.00 saatte bitirmek idi biraz hızlandım çünkü ucu ucuna hedefim tutacaktı. Ürgüp’ün parke taşlı yollarından geçiyor yaklaştıkça destekçilerin harika bravo seslerini duyuyordum ve son düzlük finish tam karşımda ay yıldızlı bayrağımı çıkartıyorum son adımlarımı atmanın gururu ile yarışmayı tamamlıyorum.

 

 

Toplam 9.00 saat 52 saniye ile bitirmenin heyecanı tarifsiz, bitiren madalyasını aldığında ne acı, ne yorgunluk hiç bir şey kalmıyor. Koşu hayatımın tek seferde en uzun mesafesini koşmuştum 63.6K Herşey çok güzel olmuştu. BKA ailem ile yoğun antremanlarımız erkenden yollara düşüp hafta sonu tatillerinden fedakarlık yaptığımız, kanyon patika koşularımız. Yaz sıcaklarında nefes alamadığımız nemli akşamlarda yol koşularımız sonuçlarını vermişti. Tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum sizler olmasaydınız tecrübelerinizi paylaşmasaydınız zorlanacaktım. İyi ki varsınız güzel ailem çok seviliyorsunuz 🙂 Emeği geçen herkese, Argeus organizasyon ekibine sonsuz teşekkürler.Duygularımı yaşadıklarımı bir avuç mutluluk hikayemi yazıya döküp sizlerle paylaşıyorum ne mutlu…

 

 

Ee hadi bakalım herşey daha yeni başlıyor 2020 yılı Cappadocia Ultra Trail 120K NETTTTT 🙂 Yeni bir hikaye de görüşmek üzere…Sevgiler.

 

KAPAT

Değerli Koşu Dostlarımız,

Son günlerde yaşanan bazı istenmeyen olaylarla ilgili olarak zorunlu bir açıklama yapmak durumunda kaldık.

Öncelikle, bu açıklamayı okurken harcadığınız zaman için sizlerden çok özür dilerken, bundan sonra benzeri açıklamalar yapmak yerine 100 metre daha fazla koşmayı tercih edeceğimizi bildirmek istiyoruz.

BiKoşuAdana koşu grubu olarak, her zamanki vakur duruşuna yakışır bir şekilde, bugüne kadar yaptığımız gibi bundan sonra da bu tür açıklamalardan kaçınacağımızı bildirmek isteriz.

Artık tüm Türkiye’nin tanıdığı ve adından saygı ile söz ettiği koşu grubumuz; kurulduğu 2015 yılından bugüne kadar tamamen amatör bir ruhla hareket ederek, çevresindeki insanlara koşu sporunu özendirmeyi/sevdirmeyi temel ilkesi olarak görmüştür. BiKoşuAdana; bir spor kulübü/derneği değildir, tek amacı koşmak olan “Amatör” bir koşu grubu olup bundan sonra da hep bu “Amatör” ruhla yoluna devam edecektir.

Son günlerde sosyal medyada karşımıza çıkan ve anlaşılan o ki henüz çok yeni kurulan oluşum (bu yıl kurulduğunu düşünüyoruz) ile koşu grubumuzun herhangi bir ilişkisi (tarafımıza ait olan BiKoşuAdana markamızın izinsiz kullanımı dışında) kesinlikle bulunmamaktadır.

İlgili spor kulübünün instagram hesabından paylaştığı bir takım iddiaların gerçeği yansıtmadığını özellikle belirtmek isteriz, daha önce grubumuzda yer alan, fakat kurucu üyeler ile diğer üyelerinde ortak katkısı ile hazırlanan yeni yol haritamıza imza atmayan eski arkadaşlarımızdan oluşan bu yeni oluşumun gerçekleri bu denli saptırarak anlam veremediğimiz bir hırsla asılsız söylemlerde bulunmalarını şaşkınlıkla izliyoruz. Oysa biz sadece koşmak üzere bir araya gelmiş insanlarız ve öyle de kalacağız. Amatör bir hareket olduğumuz için BiKoşuAdana markasını korumak ve yaşatmak üzere kurucu üyelerimizin arasından bir arkadaşımız tüm grubun desteğini de arkasına alarak gerekli yasal işlemleri ebetteki takip etmektedir, bu bir anti demokratik bir yönetim değil aksine tüm grubun desteğiyle yürütülen bir çalışmalar serisidir. Hem de markanın kurucusu olan bu arkadaşımızı bütün kararları sanki tek başına almış gibi gösterip, günümüzün artık doğalı olan linç kültürünün etkisiyle onu yıpratmaya, küçük düşürmeye yönelik sarf edilen bu sözlerden dolayı büyük üzüntü duyduğumuzu ve ayrıca arkadaşımızın her zaman yanında olduğumuzu siz dostlarımıza bildirmek isteriz.

Şimdi artık yeni şarkılar söyleme zamanıdır, bizler BiKoşuAdana markamızın altında “Amatör” ruhumuzla koşmaya, insanlara bu sporu sevdirmeye devam edeceğiz.

Adana’ mız için gurur kaynağı olan BiKoşuAdana ,Türkiye’de ve Dünyada koşu sporuna gönül verenlerle el ele ileriye yürümeye devam edecektir.

Sevgi ve saygılarımızla...