CAPPADOCIA ULTRA TRAIL 2019 – Fulya ÖZEN -120K

Bu yıl cesaret yılı oldu, dönüm noktasi oldu! Bu yıl ilkler yılı oldu, bu ilkler beni bambaşka bir noktaya getirdi. Hayatimizda atilmasi gereken bazi adimlar, alinmasi gereken bazi kararlar vardir. Bunlari almaz isek hep yerimizde sayariz. Kendimizi geliştirmek için cesaret göstermeli ve sunu dememiz gerekiyor sanirim, kaybedecek neyimiz var? Kazanimlarim neler olacak..


2018 de 38k CST koşarak ilk trail yaris tecrübemi yasamistim. Hayat tarziniz yaptiklariniza yansiyor ve trail yarisi benim ruhuma hitap eden bir kulvar oldu. Bunu 2019 İznik 55k ultra yarisi takip etti ve zorlu hava sartlarinda bitirdiğim bu yaris onume yeni hedefler getirdi..


Hep soylenen bir sey var; her yaris bitimi bir sonraki daha uzun mesafeyi hayal ediyorsunuz, bunun sonu yok : ) simdi size kendinize sunu sormanizi istiyorum; kendinizi keşfetmenin bir sonu var mi ? ..


120k yaris kararimi Iznik sonrasi hemen alamadim, düşünmek ve iyi bir plan yapmak gerekiyordu. Bir hedef belirlemeden once bunlarin cevabini vermelisiniz. Her hedef bir süreç gerektiriyor ve her süreç de iyi bir planlama.
Benim için verilmesi gereken iki cevap vardi:
İlk soru antrenman yapmak için gerekli zamani ayırabilecek misin?
ikinci soru bunu ne için istiyorsun?


Ne 38k yarisina ne de Iznik 55K yarisina hazirlanamadim, geçmişteki sporcu altyapıma güvenerek kaydolup bitirdiğim yarislardi. Ama bu mesafede buna güvenemezdim, bunun için tum yaz ‘kendi kapasiteme’ gore koşabileceğim bir antrenman programi hazirlamam gerekiyordu. Ve bu zamani ayirmaya karar verdim. Bu program haftalik oldu ne aylik ne de yillik bir program değildi, cunku sure kısaydi Haziran gibi dusunmeye baslamistim 120k kosmayi. Kendi vücudumu dinleyerek devam etmeliydim, adim adim gitmeliydim, bakalim vücudum kosu günlerini ve mesafeleri arttırınca ne tepki verecekti. Bunlari görmeden kayit yaptiramazdim. 1 Temmuzda hem kosu günlerimi arttirdim hem de mesafelerimi ve bunlari adim adim yaptım, her hafta haftalik toplam km biraz daha artti ve kendime nasil olduğumu sordum, verdiğim cevap hep ayniydi gerçi: ‘’ Yorgunum : ) ‘’..


Tabiki burada amaç sakatlanmamakti, vücudun bu yüklemeleri kaldirmasi sizin bu yarisi koşabileceğinizi gosteren en önemli işarettir. Agustos sonuna kadar bu sekilde devam etti antrenmanlarim ve artik haftalik 120km yi gormustum ne bir sakatlik ne bir bıkkınlık vardi, aksine antrenmanlarımdan cok keyif almistim cunku benim harika bir grubum vardi, BiKoşuAdana! Bu insanlarla antrenman yapmak bir harika; neden mi? Dibine kadar samimiyet var! Deger var, sevgi var, saygi var.. Sahane bir ekip!..


Evet 1 sorunun cevabi benim için alinmisti ve simdi gelelim 2 sorumuzun cevabina; neden 120k koşmak istiyordum?
Bu kolay bir cevap değil insan dogasi karmasik, ancak beni her zaman ceken bir duygu olmuştur..


‘’Bilinmezlik’’..Bir seyi başarmak istiyorsan ve hemen arkasinda hissettiğin duygu merak, korku ve ‘heyecansa’ yapman gereken en etkili hareket bu yola girmektir. Bilinmeyeni keşfetmek, daha once hic ulasmadigin mesafeleri koşarken ne hissedeceğini ne olacagini merak etmek..Vucudunun sana neler yasatacagini görmek, bunun üstesinden gelmek için beyninin ve metabolizmanin nasil ustun bir performans sergileyeceğine sahit olmak! Sasirtici bir sekilde hayatta kalmaya programliyiz.. ve neler yapabileceğimi görmek bana heyecan veriyor..Kendimi tanımak, kim olduğuma bir adim daha yaklaşmak.. Ani yasamak ve anda kalmak.. Kendinle sadece kendinle bas basa kalma firsati bulmak..


Geriye sadece kaydolmak kaliyordu sanirim artik hazirdim o zaman aksiyon zamani diyerek 120k kaydimi Ağustos son haftasi yaptım.
Bu hazirlik asamasinda benim için yine bir ilk olan önemli bir seyahat planim vardi. 30 Agustos da 10 gunluk bir Japonya tatili planlamistim, ustune Tokyo ya kadar gitmişken sadece 100km uzaklıktaki Fuji dagina tirmanmadan gelmek bana yakışmaz diye dusunmustum: ) ne de olsa uzaklık ve maliyet kaynakli sadece 1 kez yapabileceğin bir seyahat diye dusunuyorum ve ben bunu en iyi sekilde değerlendirmek istemistim. Fuji daği tirmanisina 1 Eylul gecesi saat 23:30 de baslamistim, bu benim ilk yalnız ve en uzak seyahatim olmuştu. Yine bir merak duygusu bilinmezlik pesindeydim : ) ancak bu tirmanisi 120k öncesi güzel bir antrenman olarak gordum, ne de olsa Kapadokyada aksam 18:00 dan sonra kafa fenerleri takılacak, gecenin karanliginda soğuk havada belki yalnız kalarak yola devam etmek zorunda kalacagim bir serüven yasanacakti. Ve ben tum bunlara hazirlikli olmaliydim..Fuji tirmanisim tam da dusundugum gibi karanlık, yalnız ve oldukça soğuk geçti ve bana 120k yaris öncesi tam istediğim tecrübeleri yasatti.. Aklimda kalan en güzel sahne ise yasadigin yerden 10000km uzakta gunesin dogusunu, dunyanin en dogusundan izleyebilmemdi, yalnizdim, etrafımda onlarca yabanci insanla orada bir basima dururken gunes usuyen bedenimi ısıtmak için ısıklarini göstermeye baslamisti, duygusal bir andi basarmanin gururu içindeydim, bazi anlar bir kez yasanir ve eşsizdir, o ani kafamda sonsuza kadar kazili tutacagim..
Fuji 3776 m den Gunesin dogusu..

Fuji den döndükten sonra 120k antrenmanlari için artik son 1 ay kalmisti. BKA ekibimden 120k yarisina katilan toplam 7 kisilik bir kadro ile uzun kosularimizi birlikte planlayıp koşmuştuk. Bir kez 50k , diğer hafta 60k ve öncesinde de bir 40km lik bir gece kosusu yapmistik, bu antrenmanlarin her biri 120k kosullarinin nasil geçeceğiyle ilgili bana güzel ipuclari veriyordu, ekipman ve yiyecek içecek planlarini bu antrenmanlarda yasadigim ihtiyaçlarıma gore belirledim. Kısacasi yaris aninda ne kadar az sürprizle karsilasmak istiyorsaniz o kadar tecrübe edilmelisiniz. Farkli uzunluklarda, farkli saatlerde ( gece kosulari, sabah gun dogmadan once yapilan koşular..), farkli parkurlarda, hatta farkli psikolojilerde antrenman yapmaliyiz diye dusunuyorum..
Evet son antrenmanlar da bitmiş, son hazirliklar tamamlanmisti, Cuma gunu 18 Ekimde oglen yola cikacak yaris kitlerimizi alacak, arkadaslarimiz ile buluşacak ve yaris sabahına kadar güzel uyuyup dinlenecektik. Ama maalesef güzel uyku ve dinlenme kismi pek olmadi : ) Ekibimizin güzel enerjisi ve o anlarin heyecanıyla gece boyu disarida kaldik otele 12:00 gibi girebildim sanirim, uzerimdeki kıyafetlerle kendimi yatagima attim: ) alarmi 04:00 a kurarak!
Bir gun öncesinde çekilen Cappadocia ölüm grubu 120K Team : )


Now Time to Play ; )
Sabah 05:00 kahvaltimi yaptım ve 06:30 da start alanindaydim.
Simdi yaris anina gelebiliriz : )


1.Start-Ibrahimpasa


Hava gayet güzel sansli olduğumuz bir gun, yerlerimizi aldik ve 07:00 start aldik. Hafif yokuş başlayan startta her zamanki gibi ilk 15-20dk ısınmayi, atmosfere alismayi ve ekipmanlarimla uyumlu bir sekilde kosu tempomu ayarlamaya calistim, bu sırada da BKA takimimi kaybetmeden kontrollü bir sekilde takipte kalmaliydim. Genelde bir yarista en zorlandigim kısım ilk bolumdur cunku yapi olarak sonradan ısınıp acilan birisiyim ve nitekim böyle de oldu Ibrahimpasaya kadar kaslarim ıstedigim gibi ısınmadi, sabahin soğuğundan ve tabiki start öncesinde ısınmadigimdan oluyor bunlar diyerek nabiz kontrollü devam etmeye calisiyordum, nabzım oturmadi bana gore yüksekti kendimi rahat hissetmiyordum, cunku bir hedef koymuştuk Ibrahimpasaya kadar ortalama 6 pace kosalim demiştik, bunun için cok da rahat gidemezdim bu yüzden sadece devam ettim ve Ibrahimpasa CP ye ulaştım, takim hala benimleydi arkada kalanlar olmuştu ancak yine de cogunlukla birlikte gelmeyi basarmistik.
Burada durmayacaktik sadece su alip devam edecektik, oyle de yaptık ancak sunu farkettim suluklarin onundeki cepler dolu olduğu için su kaplarini yerleştirmekte zorlandim, bu da demek oluyordu ki 2. Cp de yelek onune bir sey koymussam su doldurma esnasinda bunlari ilk once cıkarcatacagiz, bu kucuk notu alarak yola devam ettim.

Ibrahimpaşa cikis saatim 08:11

2.Ibrahimpasa-Uçhisar


1.CP den çıkıp Uçhisara devam edecek olan yolculuğumuz baslamisti yokuş yukari devam, benim nabiz hala yüksek ve biraz düşürmek istedim, o an rahatlamam ve kendi tempomu bulmam lazimdi, bence bir yarista yapilmasi gereken en önemli sey o an kendini dinlemek, vücudun tepkilerine duyarli olmaktir. Hedefi bıraktim tempomu dusurdum, nabzimi kontrol ettim bu esnada arkadaslardan geride kaldim ancak hic önemli değildi, kendimi rahat hissetmem gerekiyordu ve tempomu kısa surede bu sekilde buldum. Uchisarin o dik cikisina gelince tekrar grubu yakalamistim. Iste dedim tamam kendine geldin simdi devam et…Uchisar CP ye ulaştım, simdi birseyler yemem lazimdi, yaris boyunca kendime yeme ve içme programi yapmistim neredeyse her 5km de bir ufak atistirma ve sık sık sıvı tüketecektim. Sıvı tüketme kısmında hiçbir sorun olmadi ancak yeme kismi yarisin en basindan beri kotuydu, midem iyi değildi, belki her zamankinden biraz daha yüksek tempolu çıkmam ya da parkurun biraz eğimli baslamasindan kaynakli bir adaptasyon sorunu yasamistim ve midem cok iyi değildi. Ancak yemek zorundaydım ve oyle de yaptım, tum CP lerde tuzlu yiyecektim, tatlilar cantamdaydi aralarda atistiracaktim oyle de yapmaya calistim.

Uçhisarda tamam yola devam…

Uçhisar cikis saatim 10:09..


3.Uçhisar-Goreme

Yeterince ısınmıs performans ve tempo olarak kendimi bulmuş yola devam ediyordum, bikosu Adana grubundan Harunla beraber devam ediyorduk, 5 pace in altina dustugumuz anlardi, hatta tempoyu düşürelim fazla yükseğiz dedi Harun, söz dinledim..
Sonra kumluk bir alana geldik, bu ne dedim sahil kosusuna döndü cunku kum fazlaydı ve sağlam bir sekilde enerjini aliyordu.. O an canimin yandigini hissettim, IT bandima şiddetli bir agri girmişti, sol dizimin sol dışa bakan kismi..az once Google dan bakip tam adini ogrendigim Iliotibial Band leğen kemiğimizin dış kısmından dizin dış yanina kadar uzanan kısım..Evet burasi koşucular için sorunlu bir bölge, ozellikle diz acisi 25-30 dereceye dustugunde, yani dusuk tempoda daha sık görülme olasiligi olan bir durummuş.. Evet geçmiş olsun ilk sakatligimi yasiyordum saatime baktim 35.km ye bile gelmemişim henüz, şaka mi dedim hayir değildi agrim ve aksamalarim bana her seyin oldukça gerçek ve durumu kabullenmem gerektiğini anlatiyordu. O an aklima yaris öncesi son hafta izlemiş olduğum, Fatih Topcu nun 2018 de 63k koştuğu yaris videosu geldi! Yarista cok güzel ilerlerken birden sag bacagi sakatlanmisti, yarisi bir sonraki Cp de bitirip bitirmeme karari alacagindan bahsetmisti..ve CP ye ulaştıktan sonra devam etme karari almisti cunku birden agri kesilmişti, yarışı başarıyla güzel bir derece ile bitirmişti..bu anlarda olumlu düşünmek gerekiyor, henüz onumde uzun bir yol olsa da neden olmasin ? acaba idare edebilecekmiydim..CP ye kadar devam etmeye calistim agriya dayanamadım yolda bir agri kesici cikarip içtim..ve Goreme CP sine biraz endişeli girdim..
CP de BKA dan arkadaşlar vardi..Onlari görmek cok iyi geldi..ancak ben soğuk spreye sarildim, sol dizimin kotu olduğunu söyledim Sultan hemen fizik tedavi calismalarina basladi: ) beni bir banka uzandirdi, diz bolgeme masaj yapti, eline saglik arkadasim ; ) az once konuştuk o an kolumu sıkıp bana sefkat göstermiş ama hic hatirlamiyorum, kafa gitmiş dizim de dizim : ) bir yandan anneme yaptirdigim kurabiyemi cikarip yemeye basladim, bir yandan sularimi doldurmam gerektiği aklima geldi, arkadaslarim hepsine yardimci oldular, tekrar teşekkür ediyorum herkese..

Goreme cikis saatim 11:10..

4.Goreme-Cavuşin

Goremeden cikip Cavusin e doğru yolculuğumuz basladi, agrim azaldi koşabilecek durumda ilerledim ısındıkça hizim artti, agrim kayboldu.. Agrinin kesilmesi ve yarisa devam edebilmenin mutluluğu içinde tekrardan yüksek bir tempo yakaladım, ve Cavusin e kadar Harunla birlikte tepelerde in cık adeta uçtuk.. I believe i can Fly mode on du : )))
Cavuşine ulastik acikcasi o kadar uçmamıza rağmen oldukça uzun bir iniş cikis sureci yasadik bitmeyen tepe yapmislar dedim..CP de ilk defa çorba gordum, agzima tıkmak zorunda kaldigim abur cuburlar ve jel tüketiminden sonra sıcak bir seyler görmek iyi geldi. Burada da soğuk sprey ve agri kesici aldim cunku durunca tekrar agriyi hissetmeye basladim ve o an anladim ki bu agri koşabilmeme engel olmayacakti ( böyle umuyordum ) ancak yaris sonuna kadar bana sadık bir dost gibi eşlik edecekti…

Cavusin cikis saatim 12:57..

5.Cavuşin-Akdağ

Meshur Akdag serüveni baslasin, yarışın ilk yarisinin en dik cikisi olan bu yerin ne kadar dik olduğunu merak ediyordum : ) dagcilik temeli olan birisiyim 3800m zirve cikislarim oldu bu cikistan keyif alacagimi duşunup Akdag a Merhaba ben geldim demek için hazirdim..
Ve tirmanis basladi yavaşça derin nefeslerle cikiyorduk, hic söylenmedim hatta bir ara Harun a yaban domuzu ile ilgili o an uydurmuş olduğum bir hikaye anlatmaya basladim : ) o da hikayeye eşlik ediyordu ama konuşulan mantikli hic bir sey yoktu: )) su an ne dediğimle ilgili tek kelime hatirlamiyorum 🙂 keyfini cikarmaya calistik halimize gulduk, dizlerimize tutuna tutuna Akdag duzlugune ulastik : ) ve ondan sonrasinda da güzel bir tempo ile Akdag CP sine doğru koşarak CP ye ulasmayi basardik.
Akdag CP de sadece su alabildim artik midem bir sey kabul etmiyordu zaten mide bulantisi starttan itibaren beni yalnız bırakmamisti, ve artik bir CP klasiği olan soğuk sprey ve agri kesicimi burada da alarak yolumuza devam ettik: ) Buradan tum yarismaci arkadaslarimdan özür diliyorum, ve itiraf ediyorum CP lerdeki soğuk spreyi bitiren yarismaci benim!
Dayan Fulya Urgup e az kaldi yola devam… : )

Akdag cikis saatim 14:10..

6.Akdağ-Ürgüp

Akdag ve Ürgüp arasi Hansel ve Gretel yolu gibiydi..! Hayatimda agri kesici kullanmamis biri olarak almis olduğum 3 agri kesici etkisi olsa gerek, Gunesin de tatli sıcakligi ile uyurken kosmayi basaran bir koşucu olmuştum : ) Harun a döndüm benim uykum geliyor ölecek miyim dedim : ) o da benim de geldi diyince ha tamam o zaman sorun yok birlikte ölebiliriz.. : ) Uyursan ölürsün repliği geliyordu sürekli aklima : )) Su an guluyorum ama o an bu uyku durumundan cok rahatsız olmuştum cunku daha kosulmasi gereken 63k vardi!
Saat 15:00 ne uykusu diyordum! Bu mayişma modumu düşürmüştü ve Ürgüp e ulaşip yenilenme düşüncesine tutunarak yola devam ettim..

 

ÜRGÜP CP

Evet ilk yarıyı 8 saat 12dk da almistik, en tedirgin olduğum kısımdaydik cunku komple yenilenme zamaniydi ve zaman kaybetmememiz gerekiyordu. Ama planda ilk yemek yemek vardi. Zorla da olsa yemek yedim kola içtim limonlari kabuklu yiyordum, yaris boyunca midemi bastiran en iyi seydi limon! Uzerimi değiştirmek için bir oda gösterdiler organizasyon ekibine teşekkürler WC de değiştirmek zorunda kalmadım.. cunku olay gerçekten karisikti, islaklari poşete koy, gece lazim olabilecekleri al! Yok yok bu fazla bunu geri koy! Ya lazim olursa? Makas mi bu ne geziyor burada..hım flasteri kesmek için almistim..yaris öncesi kafamda bir cok kez Urgup e girmiş ne yapacagimi önceden planlamiş olmama rağmen değişkenler hep mevcuttu.. Sag ayak tabanimda agri vardi su toplamisti. Ayakkabı ve coraplar cikinca gerçeklerle yuzlesmistim, önlemini almaliydim yaris sonuna kadar idare edebilecek durumda olmaliydilar.. Daha önceden hazirlamis olduğum cesitli boyutlarda kestiğim flasterlerle ( Cem Yilmazin gerçi burda hazir kesilmişi var gibi.. ) her iki ayagimi da sardim tamamen, yeni temiz coraplarla kuru kıyafetlerimi giymiş kendimi daha iyi hissetmiştim.
Malesef hızlı olamadım ve tam 45 dk kaybettik. Disari ciktigimda Harun pazardan meyve alir modda cp deki yiyeceklere bakıyor zaman geçiriyor, arada agzina bir seyler atiyordu: )) Elif de oradaydi yuzum endişeliydi Mehmet de gelmişti yemek yiyordu. Dizim ağrıyor diyordum hala.. Uyku durumu geçmemişti..Cikmak istemiyordum ama cikmak zorundaydık!

 

7.Ürgüp-Damsa

Evet dusunceler baslamisti mide hala kotuydu, Harun daha iyi gorunuyordu, yola devam ediyorduk, hava soğumaya baslamisti, sıcak bir seyler içmek istiyordum Damsa da yagmurluklari giyme karari aldik, cunku artik farkında olmadan usutebilir mideyi daha da zorlayabilirdik. Damsa yolu uzun surdu ya da artik bize yollar bitmemeye baslamisti..Ve Damsa daydik! Sıcak bir seyler istedim ama o da ne! sıcak bir sey yok malesef dediler.. dudagim bukuldu resmen, hic mi yok dedim : ))Midem artik ne jel ne de bar hic bir sey istemiyordu, CP deki yiyeceklere bakamiyordum bile.. sadece o an mandalina gordum ve canim ilginç bir sekilde mandalina istedi, bir iki dilim elma da yiyebildim.. Harun ekmek arasi kasar yapti : ) kasara elimi attim ama gerisi gelmedi! Mandalina ya devam ettim.. Evet kışlık sezon acilsin gece moduna geçiyoruz. Yagmurluk, eldivenler ve kafa fenerleri burada cikti, haydi bakalim dedik 3 Buyuge doğru gidelim : ) Taskinpasa-Karlik-Tasocagi…

Damsa cikis saatim 17:58..

8.Damsa-Taşkınpaşa

Bizim icin kırılma noktasina gelmiştik, burada Harun da kotu hissetmeye basladi, mide sorunu artti, ikimizin de midesi bulaniyordu, biraz daha devam edelim duruma bakariz demeye basladik..Ben Taskinpasa ya Dilemler gelecek değil mi dedim, BKA nin desteğine ihtiyaç duyduğumuz zamanlardi..O an gerideki arkadaslarimizi duşundum, yola yalnız devam eden kişiler vardi..Birazdan hava kararacakti, hava daha da soğuk olacakti, Tugrul ve Murat in ne yaptigini merak ediyorduk.. monelgenin daha once Iznik 160k tecrübesi vardi, o bu koşullara alisikti yol boyunca hep bir adim arkamizdaydi ama Damsa da karsilasmamistik. Mehmet ne yapti diye merak ediyorduk, derken hic ummadigimiz bir anda Taskinpasa ya doğru yokuş asagi inerken o da ne arkamizdan batonlari ile sağlam bir sekilde gelen bir adam var!!! Bu Mehmet ti ve cok iyi durumdaydı, üstelik arkadan gelip bize yetişmişti.. Iste dedim, guclu ve kararli bir kafa ile yoluna devam eden bir BKA li.. O tam bir survivor! Mehmet-san Adamsın!!

Taşkınpaşa cikis saatim 20:10..


9.Taşkınpaşa-Karlik

Taskinpasa CP ye 3 umuz beraber girmiştik Dilemler yoktu planda değişiklik olmuştu, artik onlari Karlikta görmeyi umuyorduk. Corbalar içildi zaten başka bir sey yenemiyordu, sodalar içildi ve tabiki soğuk spreyim yapildi : ) ve Karliga doğru yola koyulduk..kendimi BKA antrenmaninda gibi hissettim bir an, yaris modundan disari cikmistim ama gerçekler Karliga doğru çıkan dik yokuşta üzerime yığılıverdi : ) yavaşladım agir agir çıkmaya basladim Mehmet devam etti Harunla yine ikimiz kaldik.. düzlüğe cıktıgımızda o yol da bitmedi, koşmaya devam.. yola devam.. bu yol yürüyerek bitmezdi, biz de o sabir yoktu! Yokuş asagilar artik dizim için işkence olmuştu ve sag bacagimdan destek aliyor tamamen onun üzerine yüklenerek Karlik CP sine doğru girmeyi basardim..

Karlık cikis saatim 22:32..


10.Karlik-Taşocagi

Ve yaris öncesi bolca konuşulan, yaris boyunca hayal ettiğimiz BKA li arkadaslarimizin bizi burada karsilayacagi Karlik istasyonuna ulasmistik. Sonunda DİLEM bize doğru koşuyor( Tam hayal ettiğim gibi, ahahah : ) )..arkasinda BILGE.. ve TUGBA.. hepsi seferber oldular..muthis bir karşılamaydı.. ne kadar iyi olduğumuzu soyluyorlardi.. Öylemiydik gerçekten, iyimiydik? Ne önemi vardi o an cok mutluyduk..Dilem zaten beni tanimakta biraz zorlanmisti, oğlan cocugu gibiydim : ) Istasyondan cikarken ben tarlaya gidiyom selametle dedim : ))

Tasocağı cikis saatim 00:50..

11.Taşocagi-Ürgüp

2.yaridaki bu 3 cikis ve bir o kadar zorlayan inişleri artik gerçekten sınırlarımızı zorlamisti gogus numaramin ustundeki yaris rotasina bakip bakip Harun a simdi neredeyiz diyordum..Burada yokuş gorunmuyor peki bu ciktigimiz yokuş nedir diye kızıyordum, burada yokuş var bunu bu rotaya niye koymamislar bilsek ona gore kendimizi hazirlariz diye saçmalamaya baslamistim : )) Kısaca Tasocagina kadar rotanin güzelliklerinden bol bol bahsederek son CP mize de ulasmis olduk..Artik tek bir yere odaklanmistik ‘Finish i gormek’ ..Bir an once görmek istiyorduk..Ne agrilarimi dindirebiliyor ne de sabrimi kontrol edebiliyordum..
CP ye girdim hizlica soğuk sprey nerede dedim.. Arkadas geldi nereye istersiniz dedi, Komple ya dedim komple spreyle beni…
Artik gülsek mi ağlasak mi bilemiyordum ama halimle dalga geçmeye baslamistim: ))

Ürgüp Finish

Tasocagindan cikar çıkmaz haydi dedik bu işi bitirelim! Oldukça sert inişlerin olduğu bir parkurdu son 15km.. Dizimin her agrisinda artik bagirmaya baslamistim, bir ara yürüyemiyorum dedim..sonra adim adim tekrar devam edecek sekilde zorladım kendimi..ve Sehrin ısıklari gorunmeye baslamisti..Karanlikta gecen onca yol.. toz gözlerimi mahvetmişti, aldigim nefes hic temiz değildi.. son 8 saat boyunca kafa fenerimin ışığına bakmaktan gözlerim kipkirmizi olmuştu..ve batiyordu, gozumu kapatip her acisimda rahatsizlik duyuyordum..
İşte Ürgüp e girmiştik, parke taslarin hissi su toplayan ayaklarimi acitmalarina rağmen iyi gelmişti, cunku artik bitiyordu evet finishe doğru gidiyorduk..ordan dolaniyor yukari doğru yokuş cikiyor finishi ariyorduk.. Arkadaslarimiza Finish e geliyoruz haberini vermiştik ama gelemedik! Rota son şakasini da yapmisti bize.. son 300m de karsimiza cikan o diklik neydi ? %90 egimmis gibi gelen bu yokuşu emekleye emekleye ciktiktan sonra kalan son enerjimizle son 100m ye girdik.. ve sesler duyulmaya baslamisti, finishte bekleyen destekçilerin cigliklari geliyordu kulaklarimiza..bam bam bam sesleriyle yüreklerimiz hopluyordu adeta..ve iste FINISH ve iste BKA ve iste emeklerin karsiligi ve tarifsiz duygularin yasandigi o an!

Yol arkadasim Harun u gönülden tebrik ediyorum, cok guclu bir sporcu ve bu yarisi onunla birlikte tamamlamak bana gurur verdi..

 

Toplam 19 saat 31 dk lik bir seruven..


Cappadocia Ultra Trail yarisi bana neler ogretti..
* Bir insanin limitlerini sadece ama sadece kendisinin belirleyebileceğini gördüm..
* Tamamen caresiz gibi göründüğün zamanlarda bile umudun aslinda hep var olduğunu hatirladim..
* Kim olduğuma dair bir adim daha yaklaştım..
* Arkadasliklarin, birlik olmanin, birlikte aci çekmenin ve birlikte mutlu olmanin ne kadar paha biçilmez olduğuna tekrar sahit oldum..
* Aslinda hepimiz bir o kadar ayniyiz ve bir o kadar farkliyiz..Bizi ayni yapan sey hayat mücadelemiz..Farkli kılan seyse ona bakis acimiz..
Bilinmeyene olan yolculuğum devam edecek.. Cunku her sey burada başliyor..
Yeni maceralarda bulusmak dileğiyle : )