[vc_row][vc_column][vc_column_text]Gökyüzüne doğru koşmanın dayanılmaz hafifliği…
Tahtalı zirveye ulaşmanın ağır ve zorlu geçeceğini tahmin ediyordum.
Deniz seviyesinden başlayıp irtifası yüksek ilk ultra trail koşum olacaktı ! Zirveye ulaşma mücadelemde, koşmayı özledim dediğim bir parkur Run to Sky

Koşudan 1 gün önce ( 17 Mayıs 2019) ;

Yarışmaya katılacak 14 BKA’lı arkadaşımla Çıralı Beldesindeyiz. Emin Pansiyonda konaklayacağız.Oda ya yerleştikten sonra yarışma kitlerini almak için etkinlik alanına gidiyoruz.Zorunlu malzeme kontrolünden sonra koşu numaralarımızı teslim aldık.Yoldan gelmiş olmanın yorgunluğuyla hemen yan tarafta bulunan restauranta geçiyoruz. “Etli pideleri atıştır açlığını yatıştır” sloganı ile karnımızı doyuruyoruz Hava güneşli sahil deniz tam karşımızda kendimizi serin sulara bırakıyoruz…Benim için yılın ilk deniz sezonu açılmıştır.Motivasyonum yüksek muhteşem bir manzara ile yüzerken hemen kuzey doğuda tüm ihtişamıyla ayakta duran Tahtalı Dağıyla yüzyüze geldiğim anda yaşadığım ruh durumu…Hadi canım o zirveye mi koşacağız !!! Aklımda uçuşan binbir sorular…BKA’dan Zafer abi ve Kaptanımız Dilem’den daha önce ki tecrübe ve deneyimlerinden dolayı bilgi alıyorum.Derin bir nefes çekiyorum içime “Yeneceğim seni Zeus Dede yeneceğim seni Tahtalı yeneceeğimmm…”

 

 

Yarışma günü ( 18 Mayıs 2019 ) ;

Sabah 05.00’de uyanıyorum kahvaltısından sonra hazırlanıp 06.30’da yarışma alanına gidiyoruz.BiKoşuAdana ekibi tüm enerjisini alanda hissettiriyor.Bir gün öncesi akşamı birifingte zirveye doğru hava serin ve rüzgarlı olacak bilgisi verilince seviniyorum.(Yaz sıcağını hiç sevemedim…)
Saat 07.00 Start başlangıç noktasındayız geri sayım başladı 10-9-8-….3-2-1-0 Run to Sky ve Chimera Run koşacak yaklaşık 250 sporcu koşmaya başlıyoruz.İlk 4 Km’lik mesafe yavaş tempoda ısınarak geçiliyor.Beydağları Milli Parkına giriş yapıyoruz ve ilk tırmanış başlıyor.Batonumu açıyorum taş merdivenlerden çıkmaya başlıyorum.Deniz seviyesinden yaklaşık 250 metre yükseklikteyim etraf çam ormanı ormanların arasında kayalık bir alan 5000 yıldır yanan sonsuz ateş olarak anılan Yanartaş’ın alevleri arasından geçiyorum.Hemen önümde BKA’dan Cem’i görüyorum.Ard arda tırmanıyoruz birbirimizden güç alıyoruz zorlu yolda yoldaş olmak güç veriyor bize hava mis kuş sesleri manzara cennetteyim…

1.CP Noktası Ulupınar ( 9.65Km )
01:27 dakika sonra ilk CP’ye giriş yaptım BKA’dan Can’ı görüyorum birbirimize başarılar dileyip yola devam ediyor.Ben hemen su mataramı dolduruyorum.Portakal kola soda takviyemi yapıyorum çok zaman geçirmeden yola devam etme düşüncesiyle pınardan akan buz gibi suyla yüzümü yıkıyorum işte kendime geldiğim an bu olsa gerek…

 


Sırt çantamı tekrar sırtlayıp elimde batonlar yola devam ediyorum 2.CP’ye kadar koşulacak dik eğimli bir 9 Km var önümde Cem benden 1-2 dk erken çıktı CP’den, ona yetişmek için biraz hızlandım zirveye tırmandıkça hava serinlemeye başladı, bulutlar güneşi gizliyor ara ara sıcak yüzünü gösteriyordu.Parkur dahada sertleşmeye başlamıştı ormanın içinde işaretlemeleri kaçırmadan yanlış yola girmemek için pür dikkat yolu takip ediyordum.Her attığım adım kendini hissettirmeye başlamıştı eğim yüksekti baldırlarım geriliyordu umarım beni sıkıntıya sokmadan devam edeceğim diye düşünüyordum.Arkamı her döndüğümde manzara derinleşiyor yükseklik artıyordu.Orman içinde bahçeli küçük taş evler ahşap kulübeler vardı,insan burada yaşlanır mı diye düşünmekten kendini alamıyorsun…(Gelecekte ki tek hayalim )
Cem ve ben arka arkaya koşmaya tırmanmaya devam ediyorduk Beycik Beldesine giriş yaptık çam ağaçları, her yer yemyeşil her taraftan su akıyor çiçek kokuları harika…
Kontrol noktasına varmadan hemen önümüzde yürüyen baba kız bizi görünce, bravo deyip alkış tuttular süper motivasyon…

 


Ben hemen seslendim…
“Yahu ne kadar güzel bir yerde yaşıyorsunuz…”
Buyrun bir ara gelin misafirimiz olun… diye karşılık verdi…
“Tabi ki gelirim çok isterim sıkma var mı sıkma ! “diye konuşmaya devam edince…
Yok ya ben seni niye sıkayım ben kimseyi sıkmam olur mu öyle şey…diye cevap verince güzel bir tebessüm belirdi yüzümde Anadolunun ayağı toprağa değen o tertemiz insanını çok seviyorum.
“Yok abi sıkma gözleme var mı onu soruyorum…”deyince
Var var olmaz mı yaparız tabii… diye cevap verdi. (Güzel bir anı )
2.CP Noktası Beycik ( 18.80 Km )
03.16 dakika ile CP’ye giriş yaptım.Su mataramı doldurup BKA t-shirt’ümü yedeğiyle değiştirdim.Biraz evel konuştuğum baba kız yanıma geldi kontrol noktasının hemen yanında ki Riviera Beycik Restaurantın işletmecisi olduğunu söyledi.
Bak bekliyoruz seni tamam mı !
“İnşallah en yakın zamanda geleceğim abi…”
Muz kek kola soda takviyelerimi alıp hemen yola devam ettim.Önümde en zor parkur Tahtalı Dağı Zirve 8.55 Km tırmanış vardı.Karaçam sedir ardıç ormanlarının içinden tırmanmaya devam ediyordum zorlanmaya yorulmaya başlamıştım 1.93 cm 95 Kilo +3 Kg sırt çantam ve batonlar, anlıyacağınız yüküm ağır yani 23.Km’de Cem’le yola devam ederken geriden bir ses “BiKoşuAdanaaaa” zirvede yankılandı gelen Kaptan Dilem enerjisi motivasyonu yüksek t-shirtlerden tanıdım… valla bizimkiler deyince seslendim dedi… moral oldu bize sağolsun.
Artık biz üç kişiydik Dilem,Cem ve Ben


Ormanlık alanda son çam ağacı geçinceye kadar tırmanmaya devam ettik havada sis var Tahtalı dağı görünmüyor bir bilinmeyene ulaşmak gibi bir duygu oluşuyor içimizde belki de zirveyi görmeden tırmanmak bizi motive ediyordu.Karlı zemine ulaşmıştık batonlarımızı kara saplaya saplaya ilerliyorduk hava bozdu rüzgar vücudumuzu titretmeye başlamıştı hemen kısa bir mola verdik yağmurlularımızı giyindik biraz besin takviyesi ballı fıstıklı lokum (Çok seviyoruz Yeni Uğur Şekerleme) hurma gofret üzeri suyumuzu içtikten sonra haydi bismillah diyerek zirveyi bitirecek olmanın heyecanıyla son 2 Km ye girmiştik…Zirveyi göremiyorduk görüş açımız düşmüştü parkur işaretlemelerini takip ediyorduk hava buz tabiri caizse sonra yağan dolu küçük ama değince yakan cinsinden sabahtan öğlene kadar 4 mevsimi görmek şansına erişiyoruz.Artık yeter gökyüzüne açılan kapıdan girdikte haberimiz mi yok demeye başladım o bilinmezlikte.Son bir gayretle ufacık olan adımlarımızı atmakta zorlanıyorduk ki Dilem geçen yıldan anımsadığı yamaç paraşütü parkur alanından geçtiğimizi söyledi… yaa sanırım geldik çok az kaldı 100-200 metre civarı olsa gerek deyince mutluluğumu tarif edemem ve hemen ardından sol tarafımızda Tahtalı Zirveyi görünce finish alanına doğru koşmaya başladık.Ve zirvedeyiz 2650 M yükseklik kazanımıyla 27.5 Km bitmişti.Çok mutlu ve gururluyduk.
06.35 dakikayla finisher olmuştuk.Madalyamızı almıştık.
“Zeus Dedeyi yenmiştik Tahtalı Dağını yenmiştik…”
Bir tecrübe daha edinmiştim.Sanırım doğada yol almayı seviyorum ultra trail yarışmaları benim için ayrı öneme sahip huzur bulduğum kopamadığım güzelliklere şahit olduğum anlar herşeye değer.
Teşekkür ederim BKA ailem bu güzellikleri yaşamaya vesile olduğunuz için.
Teşekkür ederim organizasyon ekibine onlarda çok yoruldular.
Güzel anılar biriktirdiğim güzel bir Run to Sky yarışması oldu.
Emeği geçen herkese teşekkürler.

Sevgiler.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]