[vc_row][vc_column][vc_column_text]Kapadokya 2018 biter bitmez ekibimizin enerjisi bitmemiş BKA yine coşmuş ve biz yine yeni bir yarisa, Iznik 2019 Ultra Maratonuna tam 6 ay onceden kaydimizi yaptirmis bulunmuştuk : ) Geriye bu surece hazırlanmak kalmisti ki ultra için tek tecrübem 37km Kapadokya yarisimdi. Antrenman surecim bu 6 ay boyunca pek planladigim gibi gitmedi ama 55k yi bitirebileceğimi biliyordum, ne de olsa inanmak ilk adimdi : )

Gidiş ADA-SAW uçak, oradan Iznik Zeytin Otel e gidiş de araba ile planlanmisti. En keyifli kısmi 19-20 BKA linin ayni uçakta olmasiydi ; ) 19 Nisan Cuma gunu sabah ADANA dan cikis yapildi 14:00 civari Iznik e varildi. Yemek yenildikten sonra gogus numaralarimizi almak ve malzeme kontrolüne girmek için Iznik Belediye onune gidildi. Kit dagitimi tamamlandiktan sonra 3km mesafedeki Zeytin Hotel e geçildi. 160k yarisi Cuma aksam 19:00 da start alacakti bu sebeple Dilem, Ceyhun , Mehmet Onelge erkenden otele geçip hazirliklarini tamamladılar, kendilerini cesaretlerinden dolayi bir kez daha tebrik ediyorum ; )

 

 

Evet ilk startimiz Cuma 19:00 di ve 3 arkadasimizi buyuk bir coşku ile yolculuklarina uğurladık, gece boyunca onlardan haber almamizi saglayan değerli arkadasimiz Alper Tali ya da tekrar teşekkür ediyoruz: ) Onlari uğurladıktan sonra aksam yemeğimizi yedik ve fazla gec kalmadan otelimize geçtik. 55k cilar olarak o aksam otelde teknik toplantı yapmaya karar verdik Bilge Guven hazirlamis olduğu sunum ile: ) bize parkurda nasil bir plan çizmemiz gerektiğinden bahsetti, hepimiz fikirlerimizi, deneyim ve tecrübelerimizi aktararak toplantimizi keyifli bir sekilde bitirdikten sonra bilinçli BKA li gururu ile yârinki yarisimiz için odalarimiza çekildik, yat saatimiz 12:00 idi ; )

Cumartesi sabah 7:00 kalkis , 8:00 kahvalti ve 9:00 da otelden ayrilis olarak planlar yapilmisti, 55k yarisi 10:30 start alacakti, arabalar ile finish alanina kadar gelip orada drop baglerimizi bırakıp 9:30 servisine 55k startına bizleri götürecek olan otobüse yazdirmistik adlarimizi dun kitlerimizi alirken. Kahvaltı umduğum gibi olmadi cunku her maraton öncesi mutlaka yediğim yulaf bu sefer yoktu : ) yumurta peynir ekmek ve tatli olarak bal tereyagi ve fıstık ezmesi ile kapattık yaris öncesi kahvaltimizi : )

Planladigimiz gibi 9:00 otelden ayrildik ve 9:30 da servislere bindik yaris alanina 30-40 dk once vardik, hava oldukça güzeldi, 90 k yarisi bizim yarisimizdan 1.30 saat once 9:00 da start almisti ve hedefleri biz 55k cilara finishe varmadan yetişebilmekti nitekim de oyle oldu ; )

 

 

Saat 10:30 geri sayim basladi ve start verildi, dunku teknik toplantimizda planladigimiz gibi bizim grup en onde start almistik ve ilk 1 km yi hizli tempo cikacaktik: ) starti güzel aldik ama ilk 1 km yi pek de hizli kosamadim: ) birincisi su tecrübeyi yasadim ki start almadan once mutlaka bir 50-100 m kosun  üzerinize oturmayan bir kıyafet ekipman var ise belli olsun, ben bunu start alir almaz belime bagladigim yağmurluğun bacagima kadar inmesi ve kafamdaki sapkanin ucmasi ile yasayinca bizim dunku teknik toplantı start plani yalan oldu : ))) ve ikincisi ben starti hizli alamiyorum : )

Moral bozmadan devam; ) Narlica koyunde başlayan startimiz ilk kontrol noktamiz Muskule de son bulacakti, Yarisdan once parkuru gözden geçirmiş ilk 2 etabin zor geçeceğinin farkında koşuyordum, 9.3km lik dik iniş cikisli olan bu rota ısınmak için fazla sertti derken Dilem in kardeşi Dilgeyi ormanda gordum ve beni fotoğraf karelerine almasiyla keyfim yerine geldi, Dilge ye de enerjisi ve destekleri için teşekkür ediyorum : ) ilk etabin sonuna gelmiş Muskule ye varmistim burada sadece su alabiliyorduk. Suyumu doldurdum, bir jel içtim ve sonra arkadaşlara nerede olduğumu yazmak için teli elime aldim ki bana PUK kodunu soruyordu : ) O ani tek kelime ile ifade edebilirim, Shit!

 

 

Bir karar vermek zorundaydım, ya tamamen telefonsuz devam edecektim ya da PUK kodumun nerede olduğunu once dusunup sonra orada olmasini umarak en sonunda da PUK kodunu aceleden yanlis girmemek için dua edecektim : ) ve tabiki telefonsuz bir ultra olmaz dedim ve zaman kaybini göze alarak telefonumu geri acmayi basardim : ) o sırada telefonum geri yere dustu ve bu sefer ekran kırılmamistir umarim dedim biraz sövmüş de olabilirim ki o an içeri giren bir adam haydi BKA li startta gulup oynuyordun ne bu moral bozukluğu dedi,( o oynamalar hep Ece nin sucu diyemedim, biz onun kurbaniyiz : )) yapmacık bir gülümseme ile BKA nin imajini sarsmadan sorun yok gülmeye devam dedim : ) ve 2. Kontrol noktasina doğru yola ciktim.

Muskule Suleymaniye arasi 2. Zorlu etapti oldukça uzun ve sürekli bir cikis halinde yükseldik bu yükseklik bize kar, yağmur ve dolu halinde geri geldi : ) Harika bir manzaraydı o an içimde adeta cicekler acti yarisi unuttum sadece o an vardi bir de ben ; ) bu buyulu anlar çamurlu bir zeminle karsilasip her an kayip düşebilme heyecanim ile yer değiştirdi: ) parkura bakip asagi eğimleri koşarak inmeyi planlarken simdi dusup çamura bulanmamak için her kaymamda ciglik cigligaydim : )) ama hala keyfim yerindeydi eğlenmeye calistim sonuçta hayatimda ilk defa bu kadar çamurun içindeydim : ) biraz cesaretli basmayi öğrenerek bu sekilde Suleymaniye kontrol noktasina kadar devam ettim. Evet 19 km geride kalmisti içeriye girdim birseyler yemek zorundaydım ama ilk 2 etabin zorluğundan kaynakli istahim pek yoktu. Once kola içtim, portakal yedim, tuzlu olarak yanima anne pogacasi almistim onu kola ile yemeye calistim cunku her lokmada agzimda buyuyordu. Burada biraz oturdum dinlendim yorulduğumu hissettim ama, parkuru unutma Derbent den sonra oldukça rahat bir rota seni bekliyor diyerek kendimi motive etmeye calistim ve yola koyuldum..

Cikar cikmaz usudugumu farkettim, içerideki sobanin etkisi olacakti ki bu vücut isi dengemi bozmuştu, hemen eldivenlerimi cikardim,  usume esnasinda yapılacak önemli seylerden biri de boyun ve kulaklari kapatmaktır diyerek buffimi da goz hizama çektim ve vücut isimi tekrar dengelemeye calistim, seri adimlarla asfalt bir yokuşu cikiyordum ve 2-3 km içinde tekrar kendime geldim. Bu etapta çamurla yuzlesme diye bir film çekilebilirdi diye düşünüyorum, oyle bir noktaya geldim ki geçmek için bileklere kadar çamura batmak zorundaydım, ama dusundugum ve kontsantre olduğum tek sey Derbentten sonra son etap ( camdibini nedense saymiyordum: ) ) bise kalmadi seklindeydi..

Ve Derbent kontrol noktasina geldim içeri girer girmez Alper Tali yi gordum bana pilav ve ayran ismarladi ; ) bir de suyumu doldurmak istedi cantami acti suluğumu aldi bakti bir daha bakti sonra sen bununla mi koşuyorsun dedi : )) (ertesi sabah kahvaltida da o yangin tupu neydi oyle Fulya diyerek de takilmayi yerinde olarak ihmal etmedi : ) ) o ana kadar metal bir mataranin ne kadar agir olabileceğini hesap etmemiştim ve evet o kadar kullanissiz bir suluktu ki bana her doldurmamda hem zaman hem de enerji kaybi yasatiyordu. Arti cantamin ne kadar sert olduğunu sirtimi tahriş ettiğini farkettim, sırtımda yanma hissi vardi, daha kısa koşularda idare edilir bir ekipmanim vardi ama bu yaris için ekipmanlarimin ne kadar yanlis bir tercih olduğunu kotu tecrübelerle anladim, yukum cok agirdi içine gereksiz agirliklar koymuştum, ultra koşuluyorsa herseyin ultra light olmali başka söze gerek duymuyorum..

Derbentten Camdibine doğru yolculuğum baslamisti ve zor parkurlarin hepsini geride bırakmistim. Bunun vermiş olduğu bir rahatlıkla sadece hizimi ve enerjimi koruyarak cok rahat bir sekilde Camdibine ulaştım. Finish için bitirme sureme 1 saat kalmisti. Camdibinde sadece powerade içtim. Gorevliler zorunlu malzemeleri zorla cikarttirdilar: ) son cümlem kafa lambasi kullanmasam olur mu yu hatirliyorum ( kafa lambam da dagciliktan kalma olduğu için sadece kaska takmaya uygundu, bunlar hep tecrübe ) derken 90k lardan Harun Erbil i gordum hedeflediği gibi biz 55k cilara yetişmişti : ) ve Camdibinden birlikte ayrildik. 1 km sonra Ece Sanivar arkamizdan deparla geldi neymiş arkada erik ikram eden iki adamdan korkmuş ( ama erikler güzeldi : ) )koşarak bize ulasti, derken o adrenalinle bizi de geçti ve kendisi finishi aldi : ) tekrar tebrik ederim ; ) hemen arkasından ben finishi aldim hem de deparla cunku BKA ekibi her zamanki desteği ve varligi ile finishte bizleri bekliyordu ; )

 

 

Yaris için genel bir değerlendirme yapacak olursam, tum kontrol noktalarindaki karsilama, ilgi, yiyecek içecek yeterliliği benim için geçer puandi, 55k icin parkur işaretlemeleri oldukça basarili iken sadece bir yerde 20k ile kulvarlar birleşmiş yanlis işaretlemeden kaynakli bir cok kişi yanlis yola saparak farkettiklerinde cok gec olup geri dönmeleri ile cut off a kalmislardi, ben de o noktadan gecerken iki yol ayrimi gorup iki yerde de işaretlerin devam ettiğini farkedip 5dk durup nereden gideceğimizi anlamaya calisip duz gitmeyi seçmiştim ( seçtiğim yol yanlis da olabilirdi ) bu önemli bir durum umarim bir sonraki organizasyonda bu durumu dikkate alacak sekilde rota işaret planlamasi yaparlar. Onun dısında Iznik ultra organizasyon ekibi oldukça güler yuzlu, pozitif enerji sahibi bir kadro, bu güzel atmosferi bizlere sagladiklari için onlara da teşekkür ediyorum. Kendim için değerlendirmem ise bu yaris için ne kadar tecrübesiz olduğumdur, parkurda enerji olarak cok zorlanmadım diyebilirim ancak ekipmanlarimin uygun olmayisi her kontrol noktasindaki zaman kaybim ve yaşanan bazi talihsiz ama önemli olaylar bana bir ultra yârisinin ne kadar ciddiye alinmasi gerektiğini traji komik ogretmis oldu.

 

 

 

Gelelim yaris özetine : )

Yarisa girmeden once bu son uzun yarisim derken yarisma heyecanini yasadiktan sonra biraz daha uzun bir parkurun bana daha nasil bir tecrübe, zorluk ve heyecan yasatacagini düşünmeden edemiyorum.

Bilinmeyen merak uyandırır, ayni zamanda korkutur.. Merak etmeye ve korkmaya devam etmeli insan cunku kendine giden tek yol bilinmeyenden geçmektir ; )

Herkesin kendine giden ultra yolculuğunda basarilar ; )[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]