[vc_row][vc_column][vc_column_text]2014 den beri katılmak istediğim Kapadokya Ultra Trail yarisini bu sene gerçekleştirebildim. BKA nin bitmeyen basari ve maceralarini beğeniyle izlerken kendinizi bu grupta buluvermeniz an meselesi oluyor.
Yarismaya katilmaya 1 ay once karar verdik, BKA li arkadaslarimizdan katilimcilar yavaş yavaş belli olurken, Fulya Gezer ve Emine Avcıoglu ile teyitleşmemizin ardindan ayni gun içinde kayitlarimizi yapmis olduk. Otel rezervasyonumuzu AVANOS daki Buyuk Avanos Otelinde yaptık, otel start alanina araba ile yaklasik 15-20 dk lik bir mesafedeydi. Kayit ve konaklama yerlerinin ardindan BKA grubuna yarismaya katilacagimizi bildirdik ve ardindan hemen ekipman arastirmasina geçtik.
Ilk defa 21k dan daha uzun bir mesafe kosacaktik bu yüzden gerekli ekipmanlari iyi belirlemek istedik. Canta ve ayakkabı konusunda gruptaki arkadaşlardan faydali bilgiler edindik, Emine Avcioglu Raidlight in 14 lt lik cantasinda karar kildi, Fulya Gezer Kalenjinin ben de Milo nun Kryko 12 lt cantasini seçtim.

 


Ayakkabi olarak Salomon un outdoor ayakkabi modellerine baktik ancak maliyetleri de goz onunde bulundurarak yeni bir ayakkabiyi bir sonraki alisverisimize erteledik ve ucumuz de kalin taban kendi kosu ayakkabilarimizi kullanmaya karar verdik, buna karar verirken hava durumu raporlarini günlük takip ediyor, o gun yağmur yagmamasi için sansli olmayi diliyorduk : ) ve evet bu yarista sans bizden yanaydi ; )
Yaristan bir gun once Cuma gunu saat 17:00 de yola ciktik, 20.45 de Turgut Ozal Kongre Merkezine gogus no ve ciplerimizi almak için gelmiştik, zorunlu ekipmanlarin kontrolü ( duduk, 1lt suluk, çanta, uygun spor ayakkabı, bardak, saglik belgesi veya lisans ) yapildiktan sonra kayit işlemlerimiz artik resmi olarak onaylanmisti. Geriye aksam yemeği, otele yerleşme kalmisti . Haftanin is yorgunluğunu bir an once atmali gec olmadan uyumaliydik ve oyle de yaptık. 23.30 yat saati olarak belirlendi ertesi sabah 8.00 de kahvaltı da olacak sekilde program yapildi.
Yaris sabahi 7.00 de uyandim, saat 10.00 da yarisimizin starti verilecekti. Kahvaltida yulaf, bal, kuru uzum, kuruyemiş tercih ettim, komplex karbonhidrat alip uzun sureli enerji kullanimi istiyordum. Cantamin içine yine yulafli bar, 1 adet snickers , 1 kucuk 100 ml bal ve 2 lt su almistim. Kahvemizi de içtikten sonra saat 9.00 da otelden ayrildik ve 9.40 da startta yerimizi almistik.

 


BKA grubu ile sonunda start yerinde karsilabildik, Ece Sanivar Kocak, Dilge Kocak, Nuran, Esra, Serdar, Can.. birbirimizi görünce once bir ciglik koptu sonra sarildik ve start komutunu hep beraber coşkuyla bekledik : ) ve o an biliyorduk ki onumuzdeki bir kac saat boyunca bu coşku ve heyecan yerini zorlu bir yolculuğa bırakacakti..
SON 10 Saniye, geriye sayima basladik ve Start verildi. Her yarisima oldukça rahat bir tempo ile baslarim, bu yarista da yaklasik 1km mesafede 75-100m yukselecegimiz güzel bir start vardi, ortalama 8km/sa bir hizla basladim ilk 15-20 dk çevreme, etrafımdaki kalabaliga, soluduğum havaya alismakla geçti. Gercekten kalabalikti..oyle ki yol biraz daraldimi sıra oluşuyor insanlar birbirlerini geçmek için kendilerine yeni yollar bulmaya calisiyordu, üstelik daha yarisin baslarindaydik.
Bu yarisa baslarken tek bir kuralim vardi o da yürümemek : ) 38 kilometrelik parkurun tamamini koşarak bitirmeyi planlıyordum! ne kadar masum bir düşünceymiş : )) nitekim ilk cp ye gelene kadar yokuslarin hepsini jog seklinde aldim ve CP1 Ibrahimpasa dinlenme tesislerine geldik : ) Kaydolduğunuz km kac olursa olsun tum parkur u bölmek sizin bastaki motivasyonunuz için oldukça faydali olacaktır, start aldiktan sonra ilk dusunce 38km ye nasil ulacagim değil ilk durak 10.6 km ye yani ilk CP ye nasil ulacagim olmalidir. Sonra 2. CP için aynisi olmali sonra 3.CP diye gitmeli..Cunku yemek ve su gibi biyolojik ihtiyaclarin dışındaki en önemli gerçek yarisma motivasyonudur ve siz elinizden geldiğince kendinizi motive edecek dusunce ve davranislar içinde bulunmalisiniz.

 


1.CP ye Emine Avcioglu ile birlikte ulastik, kendisi üniversitede kano partnerim olup milli takim sporcusudur, bu yarista da onunla birlikte yarismak benim için yine gurur vericiydi… Ilk mola da ilk isimiz su depolarimizi doldurmak oldu.. sonrasinda biraz üzüm yedim, biraz kola içtim. Ve toplam 10dk kaldigimiz 1. Check Pointten Emine ile birlikte ayrildik..
2.CP ye doğru olan yolculuğumuz oldukça uzun bir yokuş ile basladi yürümemek için direniyordum 13.km nin sonuna doğru durumu sorgulamaya basladim, direnmemeliydim, yürümem lazimdi! Emine gayet rahat gorunuyordu yokuşlarda koşuyu bırakıyor uzun seri adimlara geçiyordu, ben de o sekilde devam etmeye basladim, derken 14.km sonunda inis belirdi ve bizi 2.CP ye kadar götüren keyifli bir iniş yolculuğu basladi, yolda Ece Sanivar Kocakla karsilastik , onun enerjisi ile güzel bir 3 lu olduk belirli bir tempo yakaladık ve inişlerimiz müthiş keyifli bir hal aldi, ve o an etrafıma bir kez daha baktim, manzara muazzamdi, evet buradaydık, sevdiklerimizle birlikte ayni amaç için koşuyor, bir tebessüm bir gulus o an doping etkisini yaratiyordu.

 

Bu enerji ile 2.CP ye ulasmayi basardik. Hizimiz saate 6.95 km ye dusmustu, 2.CP ye varmadan yaklasik 150m lik yükselme kalflarimda hafif kasilmalar baslatmisti. Soru işaretleri belirmeye basladi, bu kasilmalar krampa çevirirmiydi? Su an almam gereken takviye, yapmam gereken sey neydi ? Mineral ve tuz kaybim olduğunu dusundum, soda, limon ve enerji içeceği aldim, sıvı ve elektrolit dengesini tekrar kazanmaliydim, enerjimin de dustugunu farkederek çantamdaki snickers i cikarip Emine ile paylastim, oturmamayi tercih ettim ve kalflarima masaj yapmaya basladim. Bu kasilmalari durdurmam lazimdi, onumdeki 14km kalan mesafede basima buyuk dertler açabilirdi. Gercek su ki bu kasilmalar yetersiz antrenman yapildiginin göstergesiydi, bunu da o an bir dip not olarak aldim. 2.CP den ayrilmadan once her CP arasi sadece 1 lt su tüketiminin benim icin yeterli olduğunu farkettim ve çantamdan yarim lt su eksiltmek istedim. Evet yorulmuştum ve plan dısı bir durumda o yarim lt ye ihtiyacim olabilirdi fakat bu riski tolere ederek 2.CP den yine Emine ile birlikte ayrildik.
Benim için yaris 2.CP den sonra basladi ne yapip ne yapamayacagimi bu son 14 km de görecektim. Ve yine yokuş vardi, sanki 10 dk once hic dinlenmemiş gibiydim evet bu yokuş kalflarimdaki kasilmalarin kalici olduğunu ve yaris boyunca beni yalnız birakmayacaklarini bana göstermiş oldu. 7 km/sa hiza cikamiyordum, bulunmuş olduğum ritimden biraz fazlasi kasilmayi arttırıyor ve sanki tamamen kitlenecekmiş hissi yaratiyordu, hızımı arttirmamaya olduğum hizi korumaya karar verdim. Biraz daha bu sekilde ilerledik, Emine ye kasilmalardan bahsettim ve bu hizda devam edebileceğimi söyledim. Sonrasinda 27.km den 29.km ye kadar bir iniş yakaladık ve tam da ihtiyacim olan seydi, 2. CP ye giderken keyifli bir ritim yakalamistik ve yine yakalayabilir miydik? Derken …yarisin 30.km de basladigini artik tam anlamiyla idrak etmiştim, yaklasik 150-200m yükseldik, bu mesafede tamamen yurudum ve Emine ile burada ayrilmis olduk. Parkur tam anlamiyla ne kadar görkemli oldugunu göstermişti, attigim her adimda nefes almakta güçlük çekiyor kendime guluyordum ( sözde parkuru koşarak bitirecektim ) : ) ..
3 km boyunca sorgulama evresi basladi.. Kabul ettiğim ilk sey evet yeterli değildim.. evet artik attigim her adimda agrilarimi hissediyor ve bir çocuk gibi mızmızlanıyordum : ) insanlarin hali dikkatimi çekmeye baslamisti, etrafımdaki herkes perisandi : ) bir sure sonra hic bir sey düşünmedim, bir boşluk oluştu ve ben tam da oradaydım , beynim sorgulamayi bırakmıştı ve sadece yurumeye devam ettim..

 


33.km de yokuş bitmişti ama sanirim artik umrumda değildi: ) acimi hissetmediğimi farkettim ..kenara çekildim su mataramda su bitmişti çantamdaki 500ml pet siseden matarama su doldurdum gayet sakindim, yokuş ineceğim için eğildim ve ayakkabı baglarimi sıkıca bagladim ve evet hazirdim bitiş için daha hazir olamazdım, cantami tekrar taktim ve koşmaya basladim evet yolculuğum bitiyordu ve ben sadece koşuyordum..
Son 500 m dedi birisi o an gulumsemeyi hatirladim : ) Bi kosu Adana diye bagiranlar vardi, alkis tutuyorlardi , ben de onlari alkisladim ; ) ve son 100 m son 50 m ve finish gorundu..

 


Mutluydum 5 saat 45 dakikalik uzun bir hikayem olmuştu.. ne kadar kalabalık içinde olsak da aslinda her birimiz yalnizdik, aslinda herkes onundeki ya da yanindaki ile değil kendisi ile mücadele etmişti.. Sartlar ve koşullar herkes için eşit, sen sahip olduğun tecrübe ve yeteneklerle sınanıyorsun, tıpkı hayat gibi.. en güzeli de bu yolun sonunda seni bekleyen sevdiklerin cunku onlar olmasa bu yolun bir anlami da olmazdi ; ) yanimda olan herkese ve BIKOSU ADANA ekibine teşekkür ediyorum.. : )
Sınırları zorlamaya devam…[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]