[vc_row][vc_column][vc_column_text]BKA ailesi ile keyifli vakit gecirmekti aynı zamanda. Yola çıktığımızdan Adana’ya yeniden dönene kadar desteklerini her daim hissettiren bu güzel insanlarla yollarımiz iyiki kesişmiş.  Bunu söylemeden gecemeyecegim. BKA  ile  TUZ  gölüne vardığımızda herkes coktan gelip çadırlarını kurmuştu bile. Hayatımda ilk kez çadır da kalacak olmanin heyecanıda vardı ben de.Hemen ekip olarak işe koyulduk. Çadırlar kuruldu esyalar yerleştirildi.

Ve aksam yemeği olarak yiyeceğimiz makarnalara yumulduk.. Daha sonra parkurun detaylarını dinlemek için teknik toplantıya geçtik. Parkurda bizi  bekleyen zorluklar anlatilip birde görsel olarak gösterilince kosunun tahminimden eğlenceli olacağını anladim. Hangi km de bizi ne sürprizler bekliyoru bilmek enfes bir şey.!  Ayni gece Kanli dolunayı ateş eşliğinde tüm netliği ile seyretmenin keyfini de anlatmaya kelime haznem yetmez sanırım. Benliğimizi doğaya birakmak bu olsa gerek….Uyku vaktimiz gelip çadırima girdiğimde fırtına da artik ben geliyorum demeye başlamıştı. Rüzgarın sesini belkide hayatimda ilk kez bu kadar yoğun bir şekilde hissettim.. Çadır yıkılacak diye kaygılandıgim anlar oldu. Ve uyku tulumunun içinde bir o yana bir bu yana sallanan çadırımda sabahı düşünürken uyku bir türlü tutmadı. Cadir da bana eslik eden Ece mışıl mışıl uyumustu. Her koşu öncesi acaip heyecanli oluyorum. Bu defa sanki daha da yoğun hissettim. İki saatlik uykudan sonra 5.30da güne başladık.

BKA ile yapilan kahvaltıdan sonra koşu giysilerimizi giyinip toplandık. Bu sefer doktor tavsiyesi ile dizliklerde vardi benimle. Biraz kaygılaniyorum onlarla nasil kosacam diye bakalim parkurda göreceğiz. BKA ekibinden @meltemaydin eşliğinde yapilan esneme hareketlerinden sonra START alanina geçtik. 

42k, 21k ve 10k parkurlari sıra sıra koşuya başladık. Tuz gölü bembeyaz haliyle yer yer sert zemini yer yer kumsalı andiran yumuşak dokusuyla  yer yer de tamda soylenilen km lerde sulu haliyle bizi bekliyordu. 4. Kmde bacağıma giren kramp ile Eyvah dedim.  6 km’ de suyla buluşan bacaklar suyun gücü bu olsa gerek  kramp a veda etti.  Ayaklar sırılsıklam kosmakta  keyifli bir şey aslında. Adana’ nin sıcağından sonra serinlemek için idealdi. Sonrasında etrafın sonsuz beyaz büyüsüne kendimi kaptırarak yola devam ettim. Gidiste check pointe kadar zorlandığımı az da olsa hissettim ama dönüşte bayağı moda girmiştim artık. Yıllardır Adana- Ankara yolundan seyrettiğimiz Gölün üzerinde koştuğumu düşünmek beni çok mutlu etti. Sonsuzluk hissi veren bir parkurdu.

Beni resmen içine çekti. Finish noktasi göründüğünde keşke biraz daha devam edebilsek dedim. Tam da yeni ısınmıştık yahuuu.?.. Madalyamizi aldiktan sonra arkadaslarimizi beklerken de heyecanimiz devam etti. Yine olsa yine kosarim. Keyfini çıkara çıkara koşulasi bir parkur. Zorlu mu evet ama asfalttan cok daha keyifli. Bir de bacaklarimda güneşin ve tuzun bıraktığı zebra deseni  yanigimdan bahsetmezsem hikayem eksik kalır.?

Eeeee bir müddet izlere bakip “Yalniz ne kostuk be” deriz artık !!! Bu serüvende benden desteklerini esirgemeyen eşim İlter, oğlum Ege, Bikosuadana ailem ve yanimda olduklarını hissettiren dostlara teşekkür ederim. Sizleri seviyorum…?

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]