[vc_row][vc_column css=”.vc_custom_1522331202614{border-right-width: 1px !important;border-left-width: 1px !important;padding-right: 10px !important;padding-left: 10px !important;background-color: #e2e2e2 !important;border-left-color: #000000 !important;border-right-color: #000000 !important;border-radius: 5px !important;}”][vc_column_text]Hayat zor deriz ya hani.. Artık zora zor demenin derecesi ben de bambaşka seviyelere ulaştı sanırım. Ultra Trail koşularında zaman, zorluk, duygu kavramları öyle bir değişiyor ki… O koşuyu yaşayınca tekrar eskisi gibi asla olamıyorsunuz… Eski zorlar zor değil, eski zamanlar o kadar uzun ya da kısa değil, mutluluk-acı-sevinç hepsi apayrı kıvamlarda, farklı seviyelerde yeniden tanımlanıyor işlemcinize…
Ve merhaba Alanya Ultra Trail diyerek; Cuma günü 6,5 saat süren araba yolculuğu ardından Adana’dan Alanya’ya giriş yapıyoruz. BiKoşuAdana ekibiyle 4 araba yola çıktık. Birkaç arkadaş da uçakla gelip bize katılıyorlar.
Hemen Kızıl Kule’nin oraya kurulan Yarış Alanına gidiyoruz.
Ekip oldukça sağlam. Tanıdık yüzler selamlıyor, yarıştan yarışa görüşebildiğimiz dostlar herkes burada.. Ne harika!
Hemen yarış kitleri dağıtımına ve zorunlu malzeme kontrolü için kayıt masasına gidiyoruz. Ekipçe de güzel bir “Merhaba, Alanya Ultra Trail” fotoğrafı çektiriyoruz.
Bir şeyler atıştırdıktan sonra süper enerjileriyle çok sevdiğimiz Team RUN.BO ile hasretler gideriliyor. Akşamüzeri hep beraber bi Shake Out Run patlatıyoruz. (Sallayalım, sallanalım derken ertesi gün Alanya Ultra bizi çoook sağlam sallıyor zaten..)
4,5 K koşalım derken biraz tepelere çıktık mı ne? Hemen Kleopatra’ya inip şehir merkezinden koşarak Alanya Deniz Feneri’nde koşumuzu bitiriyoruz. Güzel dostlarla bi “Fener Alayı” fotoğrafımızı çekiliyoruz. . Teşekkürler Team RUN.BO, Alper Dalkılıç, Mustafa Orhan, diğer dostlar ve BiKoşuAdana ailem.
Akşam 17:30’da Karayip Korsanları tur teknesinde yapılacak olan teknik toplantıya tüm BiKoşuAdanalılar bir masa çevresinde toplanıyoruz. Parkuru konuşuyoruz, başımıza gelecekleri tahminlemeye çalışıyoruz (çok saçma) ve Ahmet Arslan’ın teknik sunumunu dinliyoruz. Derken bir SÜPRİZ!!! Alanya Ultra Trail organizasyon ekibi koşuya katılım gösteren en kalabalık takımlara ödül vermek istemişler. 11 kişi ile 2.lik ödülümüzü kapıyoruz. Bir motivasyon, bir enerji geliyor bizlere.. İnceliğiniz için tekrar tekrar çok teşekkür ederiz Alanya Ultra Trail ekibi ve Ahmet Arslan!
Akşam yemeği ardından yarışa hazırlıklar, ekiple muhabbet, düşünmeler, pişmanlıklar ve uyku… (tabi uyuyabilene)
Sabah kahvaltı işi bende çünkü otel 05:00’te kahvaltı hizmeti veremiyor. 05:15’te aşağıdayım peynirleri kesmeye başlıyorum. Yemin ederim yoruldum, yarıştan tam 15dk yedim peynirleri kesip hazırlayacağım diye.
Şaka biyana hemen takımca bir şeyler atıştırıp son hazırlıklarımızı tamamlamaya çalışıyoruz. Hava yağmurlu olacak, ne giysem kararsızım? Zaten ne giysem de olmayacak, o yağmur illaki tepeme tepeme yağacak, bi güzel üşünecek, ter ve deniz suyu ile ıslanılacak, kaçış yok.
Start alanına gidiyoruz, Start 07:00’da.. Hemen bi BiKoşuAdana start fotoğrafı çekiliyoruz.  Ve koşu başlıyor. Hadi bakalım…
Alanya Kalesi Kızıl kulenin etrafından kaleye dimdik bir çıkış ve hemen ardından bir patika inişi… Alanya evlerinin aralarından bahçelerinden geçiyoruz. Kleopatra Sahili ve Kale’ye çıkan teleferik bizlere göz kırpıyor, onlar bile uykuda o saatte. Plaj hizasından asfalt zeminde dümdüz koşmaya devam ediyoruz. Çok da zor değilmiş ya diyecek oluyorum ki hemen lafımı yutuyorum.
Derken tepeler yüksek yüksek bize bakmaya başlıyor. Yani esas Alanya Ultra şimdi başlıyor. Muz ağaçları bahçesi içerisinden geçerek başlıyoruz artık o bitmek bilmeyen tırmanışa. Ohh hadi hayırlı olsun!
Startta biraz geriden başladık Mehmet Ali Uzun ile birlikte. Sakince parkurda tırmanarak ilerliyoruz. Sohbet ede ede geçiyor ilk km’ler. 8K’ya geldiğimizde başlıyor kekik kokuları buram buram. Kekik varsa irtifa almışız demektir. Arkamızdaki manzaranın eşsizliğini anlatmayacağım. Valla gidin kendiniz görün. Alanya 2 tarafında upuzun sahille çevrili ve denize doğru uzayan memleket. En uçta da Alanya kalesi altında bize el sallayan Start yerimiz Alanya Deniz Feneri saatler sonra dönmemizi bekler gibi duruyor orada.
Hemen bikaç dal kekik topluyorum, avucumun içinde km’lerce benimle geliyor en güzel koku..
Çık çık bitmiyor arkadaş. Zaten 13K zirveye kadar sürekli çıkacağız. İlk CP Paşaköy karşımızda ilerde görünüyor, o sırada yağmur da başlıyor. Hmmm diyorum ki bu iş zor olacak!! Çok fazla üşüme geliyor. Hemen yağmurluğumu giyiyorum, sırt çantamdaki suyumu tazeliyorum ve devam ediyorum yağmurlu yoluma…
1.CP 12K’da kola, su, 3-5 adet çubuk kraker, limon ve muz ile beslenerek geçiyor. Üşüme var hemen hareket etmeliyim yoksa biliyorum kendimi… Tazelediğim enerji ile hızlıca tırmanmaya başlıyorum. Isınmam lazım, durmak yok…
18K’de karşıma çıkan ve içerisinden geçtiğim papatya tarlasını unutamıyorum. Papatya beni her zaman gülümseten bir çiçek olmuştur. Ve sıradaki şarkı Teoman’dan “ooo papatya” geliyor. İçimden söyleye söyleye yola devam… Hımm burası da biraz dikmiş…
Bir huzur, bir yorgunluk ama keyif işte… Alanya’da yaşayan kaç kişi görebilmiştir ki buraları.
20.km de patikada ilerlerken işaretlerin seyrekliği sebebi ile biraz eyvah moduna giriyorum. Kayıp mı oldum? Ama paniğe gerek yok ilerde hemen işaretleri görebiliyorum. O sırada Dilek ile tanışıyorum. Bu ultrada da Ultra Yol Arkadaşım Dilek oluyor. (@dilek_baglar) Ne yürüdük, ne koştuk, ne zorlandık öyle.. ama güzel iş çıkarttık. Teşekkür ederim. Sıradaki ultralarda görüşmek üzere…
2.CP Kızılalan’a 5saat içerisinde ulaşıyorum. 21K bitti. Burası tam açık büfe.. Durduğum an fazlaca üşüdüğüm için çok duramıyorum ama limonumu, kolamı, muzumu yiyip yola devam ediyorum. Çorba veya çay öneririm herkese, sıcak sıcak çok iyi geliyor. Polat Dede ve Onur Çam da orada.. Muhabbet etmek iyi geliyor. Orman içi patikalardan, nehir yatağından, ara ara asfalt yollardan ilerliyoruz neyse ki fazla yağmur yok. Yağsa da hafif yağıyor ve ağaçlar bizi koruyor. Ama o bitmeyen yükseklik kazanımı nedir? Cidden bitmiyor.. “Koşu bitti hala nereye çıkıyoruz” diye düşünürken ben son km’de başıma geleceklerden habersiz saydırıyorum.
3.CP yine Paşaköy’de 30K’de bizi bekliyor. Az kaldı, Dilek ile sakin sakin ilerliyoruz.. Bir anda bir koşucu (isim vermiyorum) 28.km de karşımıza çıkıyor. “Siz nasıl buraya kadar geldiniz?” “Beni nasıl geçtiniz?” “Kestirme yaptınız değil mi?” diyor. Ben şaka yaptığını sanıyorum ama adam ciddi!!! Adımı öğrenmek istiyor, Dilek ile bana “Siz ikinizi şikayet edeceğim” diyerek bizi geçip 3.CP’ye gidiyor.
Haydaaa dağın başında al başına belayı. Yani en fazla ayı çıkabilir parkurdan ama bizi bu buldu. 3.CP’ye ulaştığımda adam beni göstererek “işte bunlar..” diyor CP çalışanlarına. “Bunlar kestirme yaptı numaralarını alın, diskalifiye edin, eğer madalya alırlarsa saatlerini kontrol ettireceğim” falan filan diyor, konuşuyor da konuşuyor. Deliriyorum, bikaç cevap veriyorum ama sonra susuyorum. Adam neyin kafasında bilmiyorum?? İşte bu yüzden herkes ultra koşmamalı. İnsan yorgunluk, bitkinlik ve zor şartlar altında, koşulları zorlama aşamasında nasıl tepki vereceğini asla bilemez ve kendini kontrol edemezse çevresine zarar verir. Maalesef bu koşuda da böyle kötü bir anım oluyor. Canım çok sıkılıyor. 3.CP’de baya oyalanıyorum, adam önden gitsin bir daha karşılaşmayayım diye..
34. km’de son CP’deyiz. Hıdrellez tepesi, bir şahane manzarası var ki? Otur saatlerce ya şair olursun ya da sarhoş!

Derken beklenen ama hiç de sevimli olmayan iniş başlıyor. O minicik görünen Alanya’ya 10kmlik dimdik bir iniş.. Başlıyoruz önce patikadan sonra da stablize yoldan yardıra yardıra koşmaya.. “Bitsin artık” diye diye.. Beni şikayet eden adamı da “ohhh miss” bir güzel “baaaay” diyerek geçiyorum ve pata küte aşağı koşuyorum. 38.km’de kendi CP’mi yaratıyorum su molası veriyorum ve kocaman bir yenidünya ağacı altındayım. Sanırım bütün ağacı yerim daha dursam, 5 adet kocaman yenidünya meyvesini mideye indiriyorum.
Düzlüğe çıktım… Olley! ama bu düzlük öyle böyle değil. Diyorlar ki “şimdide deniz kenarına, kumsaldan koşacaksın gülüm!” hadi bakayım biraz da kumlarda koşmaca başlıyor. 40.km de Kleopatra Plajında rüzgar ve dev dalgalar eşliğinde kumsalda 2km bile koşamıyorum, sadece yürüyorum. Gerçekten koşabilecek gibi değilim, içimden de gelmiyor. Düşüne düşüne, geçtiğim yerleri hatırlayarak yürüyorum.
Sahilden sonra ne beklenir? biraz daha ilerleyip yola çıkıp 2-3km daha koşup finish’e ulaşmak, değil mi? Öyle olmuyor işte… Derken “kayalardan ilerleyin” diyor organizasyon çalışanları. Ben şaka olmalı diye düşünürken, 4 ayak kayalara tırmanmaya başlıyorum. O kadar da değil dediğim her şey başıma bir bir geliyor. Ve Alanya Kalesi tırmanışı!!! Sürpriz final buymuş demek! Tükendiğimi hissediyorum. Artık sadece ayak mesafesi kadar ileri atabiliyorum adımlarımı; tırmanışı hissetmeyeyim diye minik minik ilerliyorum.
En son karşıma çıkan Alanya Kalesi zirvesine giden basamakları görünce “Dilem bence burada otur ağla” diyorum kendime.
Kale.. Zirve.. Güzel manzara… Sıfır enerji, ama en sonunda FINISH çizgisi beni bekliyor. “Koş Dilem!”
Hafif hafif koşarak ulaşıyorum Alanya Ultra Trail 45K Finish çizgisine. Şaşkınım bitirdiğime… O ne, o? madalya mı? Tamam şimdi anladım, bitirmişim cidden…
Finish’te Alper Dalkılıç, Ersavaş Gudul(Team Run.Bo), Onur Çam(GoShots.net) ile sohbet ediyorum. Normal insan olmaya dönüşümüm başlıyor. BiKoşuAdana’nın kesinlikle en zeki insanları, 21K koşan Serdar ve Elif de orada, karşılama ekibi olarak.. Çok mutluyum gerçekten…

 

 

 


Alanya Ultra Trail 45K Parkuru:
1- Asfalt, patika, stabilize, kumsal, kilit taşı, kayalık, arnavut kaldırımı, taş yollar, iğne yapraklı toprak, dere yatağı, tarihi taş merdivenler ve turistik ahşap merdivenler ile tüm zemin çeşitliliğini bizlere sundu.
2- 45K parkurunda 4 CP yeterli seviyede yiyecek ve içecek takviyesi bulunduruyordu.
3- Parkurun tüm detaylarıyla adım adım çalışıldığı, özveri ile hazırlandığı belliydi. İnanılmaz şekilde güvenli düzenlenmiş ve gerçekten büyük emek harcanmış. Teşekkürler Alanya Ultra Trail Ekibi, tekrar tekrar teşekkürler Ahmet Arslan.
4- Eşsiz manzaralar sunan parkur gerçekten kırıcı ve bi o kadar da büyüleyiciydi. Seneye tekrar koşulur mu? Neden olmasın?? Kayıtlar ne zaman?
5- Kontrol noktalarındaki gönüllü ekip, parkur boyunca önemli noktalarda duran çalışanlar inanılmaz tatlılardı. Hepsine teker teker teşekkürler.
6- Doğa yine aydınlattı hepimizi, bahar güzelce uyandırdı. Çiçekler, böcekler, meyveler hepsi yetiştiği, yaşadığı yerde; kendi doğasında güzel.. Kısa kesip oralara gitmesek, ultra olsun demesek bunları asla hissedemezdik.
Koşu Ekipmanları:
Zorunlu malzemeler, 10L Asics Trail Çantası, Gu ve Power Gel, Power Bar, Isotonic+Su, Yağmurluk, Kompresyon çorabı, dizüstü tayt, kolsuz içlik, kolluk, buff, visor şapka, Tshirt, Salomon SC 4 trail koşu ayakkabısı.
Tavsiyeler:
Teknik toplantı organizasyonu güçlendirilmeli diye düşünüyorum. Son dakika tekne değişimi sebebi ile ekran ve ses sistemi ayarlanamadı sanıyorum, fakat teknik toplantı Türkçe ve İngilizce olmak kaydıyla dikkatleri çekecek şekilde organize edilirse, koşuculara daha yüksek motivasyon sağlanabilir.
Yaş gruplarında 40- (40 yaş altı) kategorilerinin de olması dileklerimle.. (3. olduğum için yazmıyorum dermişim..)
Teşekkürler, tüm Alanya Ultra Trail organizasyon ekibine, Ahmet Arslan’a, Goshots.net fotoğraf ekibine ve tüm start alan cesur koşuculara.
Özel teşekkür parkur arkadaşlarım Mehmet Ali Uzun ile Dilek Bağlar’a, efsane ekip BiKoşuAdana’ya, kardeş ekip Team RUN.BO’ya.. İyiki varsınız..
Yolumuzu kısa kesmedik, vallahi de nefis bi ultra oldu… #kısakesmeultraolsun
Dilem Koçak Bip No: 446[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]