İznik Ultra 50K Raporu- Dilem KOÇAK


Notice: Undefined index: tie_hide_meta in /var/www/bikosuadana/wp-content/themes/jarida/includes/post-meta.php on line 3

İznik Ultra 2017'de 50k Ultra Trail Maratonu'nu koşmak ultracılar için küçük ama benim için Ultra bi adımdı!!

WhatsApp Image 2017-05-01 at 11.15.5422 Nisan sabah 09:30'da İznik merkezden 50K koşucuları olarak servisler ile sakin İznik gölünü seyrederek Narlıca'ya aktarılıyoruz. Heyecanlıyız, hava güneşli ve ortam çok çok enerjik. İşte o an geliyor... 10:30 Start veriliyor!! Hafif bi asfalt yol koşusu sonrası sağa doğru verilen dönüş itibari ile bir trail parkurunun tüm zorlukları ve keyfi ile baş başa kalıyoruz. Dik bi çıkış sonrası zirveden görünen alabildiğine yeşil tepeler, İznik gölünün çok uzaklardan görünmesi heyecanlanmama ve önümdeki 50K'lık bir yola devam edecek olmam da içimde farklı farklı duyguları aynı anda hissetmeme sebep oluyor. Tek tek sıra ile inmemiz gereken bir iniş başlıyor... Duruyoruz, BiKoşuAdana koşu ekürim Mehmet Ali Uzun ile muhabbet ede ede ip gibi sıralanarak iniyoruz. Hatta yetmiyor ip ile zorla geçilebilen yerlerden kaya kaya iniyoruz. Tüm koşucular birbirine destek oluyor, "..oraya dikkat, buraya bas, ordan tut, elimi tut.." ve sert inişler ve çıkışlarla koşunun ilk etabı, 9K tam iki saatte bitiyor! Parkur gerçekten zorluyor! Az söylenmiyorum kendime :)) Müşküle köyü insanları 1.Check-Point'e gelene kadar ayakta alkışlıyor bizleri!! Zorunlu malzeme olan su bardaklarımıza suyumuzu Müşküleli çocuklar dolduruyor. Çok meraklılar, her bir aksesuarın ne işe yaradığını soruyorlar. Bu arada her ultra trail maratonunda olduğu gibi sırtımızda zorunlu ekipmanlar ile koşuyoruz! Çocukların sorularını zevkle yanıtlıyor ve detaylıca anlatıyorum:)) Hadi büyüyün sizinle beraber koşalım diyorum;) "tamaaammm" diyorlar!! Müşküleliler; hepsi yerlerini alıp İznik Ultra'yı her yıl izliyorlar, hem de alkışlarla! "Çok yormayın kendinizi" diye seslenerek;) Keyifli, çok keyifli... İkinci etap başlıyor. Çık çık çık, in in in, sanki bi hikayenin içerisindesin ve sırtlarında çanta, full teçhizat ile koşan göğüs numaralılar da o hikayenin kahramanları... 19K 'da 2.Check-Point'e geliyoruz.. Koşarak, yürüyerek, asılarak, tutunarak el değmemiş ormanların içinden işaretleri arayarak, patikalardan geçerek, oryantiring (yön bulma) oyunu gibi geçiyor km'ler... Yol işaretlemelerini göremeyenler, parkuru kaçıranlar oluyor.. Dalıp gidiyorsun doğaya, bi bakmışsın işaret yok! 4-5 kişiyi rotaya geri çevirdim, bayılırım yer-yön bulmaya, tam bana göre bu iş ;)) Zemin çok farklı doğru adımı atmak gerek, hızlı karar almalı ve ilerlemelisin bu sırada da ağaçlardaki yol işaretlemelerini takip etmelisin! Tam çok fonksiyonlu dayanıklılık testi!! İş hayatın ve sosyal hayatın için okadar yüksek katkıları var ki... Tecrübe edenin farkındalığı öyle bir gelişim gösteriyor ki… Her ne kadar ormanların içi, dağların başı, ıssız yolların ortasında olsan da güvende hissediyorsun kendini. Çünkü çevrendekileri rakip değil dost biliyorsun, parkurdakiler de senin gibi mücadele içerisinde ve dostlar.. Her biri farklı farklı insanlar ve kendi gelişimime katkı sağlayabilecek birer dost! Destek alacağın ya da destek vereceğin yoldaşların... Kibir yok.. Ego sıfır... 50K bu... zaman içerisinde kime ne olacağı belli olmaz, vücudun, zihnin seni nasıl yönlendirecek bilmiyorsun:))) ne hoş değil mi? 😀 biraz da ürkütmüyor değil 😀 İnanamadık ama en sonunda gerçekten "koşarak" Süleymaniye'ye geldik ;)) Evet hala 2.Check-Point’teyim. Yokuş aşağı ve stablize yola çıkmıştık;) sanırım parkurun ilk uzun koşu noktası oldu:) (en sonunda) Güzel "MCRRaceSetter" ekibi burda da karşılıyor bizi. Durmadan cola ve su içiyorum, verseler cola şişesini kafama dikeceğim! Biraz tuzlu çubuk kraker ve zeytin atıştırıp yola devam ediyorum. Check-point'te fotoğraf çekiyoruz, çekiliyoruz, herkes gülümsüyor, koşanlarda acı bi gülümseme var gibi:)) ama güvenli bir duruş da var, checkpoint gönüllülerinde ve organizasyon ekibinde ise çok kıymetli bir içtenlik var. Benim için herşeyi yapmaya hazırlar, yeter ki konforlu devam et yoluna!! "Herkese teşekkürler!" diyerek kaçıyorum.18056481_1472000336153784_7476948218949024443_o Yine bi dik çıkış... çıkışın ardından 27K'de güzel bir manzara ile zirvedesin! İznik Gölü bir taraftan el sallıyor, papatya tarlalarının hemen ardından. Diğer tarafta ise şahane bi ova bizlere görsel bir şölen yaşatıyor. Şimdi de beklenen yağmur başlıyor, yağmurlukları giyme zamanı. Biraz da üşüme başlıyor sanki, sert bi rüzgar var ve hala geri kalan kilometrelerim çooook!!! Korkuyor insan ama bu bir mücadele, bu bir sabır ve bu bir dayanım oyunu! Oyundayım hala ve neden devam etmeyeyim ki;)) Motive olmak, finish'e varabileceğime inanmak için o kadar çok güzel sebep var ki... Hangi köyleri göreceğim, hangi açılardan İznik Gölü'ne bakacağım, kaç ton yeşil bana sunulacak?? Ya o çiçekler ve çiçeklerle donanmış bahar dalları:) Koyun sürüleri ve koşarken sohbet etme şansı bulduğum diğer 50K kahramanları;) Herşeyim var elimde, bu yüzden 35k'ya zor da olsa yorgun da olsam mutlulukla ulaşıyorum. ;)) Bu kafa beni etap etap tüm noktalara ulaştırıyor. Yolda zayıf düşen bir koşucu ile karşılaşıyoruz, hemen acil durum battaniyesini sarıyoruz üzerine, korkuyor insan! Hepimize heran olabilir böyle bişey! Vücutlar ilk defa tecrübe ediyor bu durumu, benim bedenim ne zaman neye nasıl tepki verecek bilemiyorum bile? Metabolizma işte bu; kiminde bana mısın demiyor, kiminde zor da olsa dayanıyor, kiminde ise tükeniyor. Hemen kutsal çubuk krakeri yediriyorum ve arkadaşımın tuz ihtiyacını gideriyorum ve isotonic'li suyumu paylaşıyorum. Biraz toparlıyor kendini ve ayrılırken söz veriyorum ilk checkpointte kendisine sağlık ekibi gönderteceğime. Ayrılıyoruz. Hemen 800m sonra bir Jandarma ekibi ile karşılaşıyorum ve ekibi 584 numaralı arkadaşıma doğru yönlendiriyorum. İçim rahat, vicdanım rahat, huzurluyum artık;) yola devam... Peşime 3k önce takılan çoban köpeğim ile koşmaya devam ediyorum. Kocaman bişey ama güven veriyor;) Bana doğru koşarak gelirken dedim "öleceğim burda ve bulunana kadar da ayılar tarafından yenmiş olacağım;)))" ama köpek yanıma gelip dostum oluyor artık kesinlikle kaybolmam ve bu yarışı bitiririm ben;) WhatsApp Image 2017-05-01 at 11.15.57(1)Geldim mi 35k Derbent'e?!! 3. Check-Point, geriye son bi etap kaldı;))) çok soğuk ve sağanak yağış var. Durunca çok üşümeye başlıyorum.. Biraz canım sıkılıyor, enerjim düşüyor. Derbent çok güzel, yine check-point ekibi herşeyden güzel, seni o kadar sıcak karşılıyorlar ki... Elim soğuktan donmuş durumda çantamı açamıyorum, hemen yardım ediyorlar, sıcak çorbamı içiyorum, biraz cola takviyesi yaparak bişeyler atıştırıyorum ve sırt çantamın su haznesini dolduruyorum. Bir de ağrı kesici çakıyorum! işlem tamam! Şimdi yağmur altında son 15k'yı koşma vakti. Tam bi çamur yarışı beni bekliyor 😉 Elveda Derbent, koşmaya devam.. Bu sırada bir yol arkadaşım var, sürekli birbirimizi geçiyoruz parkur boyunca... Çamurlara bata çıka devam ediyoruz 42.km'ye kadar. Beraber koşuyoruz, birbirimizi yüreklendirerek, sohbet ederek.. Sevgili 723 numaralı Aslı, seni finish'te göremedim, ertesi gün de karşılaşamadık!! ama çok mutluyum seni tanıdığıma! Bir başka yarışta karşılaşmak ümidi ile.. Güzel iş çıkarttın, gönülden kutluyorum!! ve yanyana kafa kafaya vererek koştuğumuz için teşekkür ediyorum. Son 8 km dümdüz yol!! bitmiyor, yağmur arttı... Yol zeytin tarlalarının arasındaki Dırazali köyünden İznik Merkeze doğru ilerliyor. Bitmeyen son bi 8k yapmışlar;)) Bu sırada 90k koşucularından bir kişi geçiyor yanımdan, Bravoooo! alkışlıyorum, yolda her geçeni ve her geçtiğimi alkışlayıp "bravooo, kolay gelsin" dediğim gibi;)) Kaldı son 2k;)) Pamir ile tanışıyorum, beraber koşuyoruz, hem de hızlanıyoruz!! Tabi yağmur da hızlı, ne yağdı arkadaş?? 😉 Son metrelere kadar sohbet ediyoruz. "bitecek, az kaldı, hadiii...." Son düzlük başlıyor, İznik kalesi bitiyor ve merkeze doğru son dönüş... Tam karşıda finish çizgisi var, en sonunda göründü!! Bitti bu iş:D Polisler, İznikliler, görevliler, gönüllüler, diğer yarışmacılar ve yarışmacı yakınları alkışlıyorlar... Tam gaz ilerliyoruz, yarışa yeni başlamışız gibi, sanki hiçbiri yaşanmamış gibi.. Biz yine dimdik, mutlu, güçlü ve gururlu giriyoruz Finish’e. Çizgideyizzz, üzerinde İznik çinisi olan madalyalarımızı takıyorlar boynumuza... Bitti, bitirdim, bitirdik... Arkadaşım Oral Akköse karşılıyor bitişte! (kendisi 50K kategorisinde 2. olmuş çoktan) veee ben de bitirdimm diyorumm;)) Madalyam boynumda fotoğrafımı çekiliyorum ve gülümsüyorum... Hiç bitmeyecek bir gülümseme ve hiç tükenmeyecek bir güç koyuyorum cebime.. Zenginleşmek bu işte! 8s48dk'da boyunca değişen koşullara, katedilen mesafeye, tecrübe edilen anlara, bizzat görülen güzelliklere, içime çektiğim o güzel havaya, tanıştığım selamlaştığım insanlara, sızlayan bacaklarıma, yorulan bedenime, kararlılığıma, dayanıklılığıma ve önce sabreden kendime, teşekkür ediyorum, sonra da şükrediyorum. Kendimi yarı yolda bırakmadığım ve hepsini bizzat kendime yaşattığım için gururluyum. Bu hedefi koymaya cesaret etmiştim bir kere, kararlıydım, yola çıkıp mücadele ettim ve dayandım! Minik minik adımlar işte bu Ultra adımı oluşturdu. Kendi ultra adımımı böyle güzel bir parkurda attım;)) Hızlı olmak, çabuk bitirmek, en birinci olmak değil! .....yola çıkmak, bırakmamak, dayanabilmek ve sonuca ulaşmaktı o gün başardığım şey! Kaçkarlar'da 45K koştuktan sonra İznik Ultra 50K kendi kişisel Ultra rekorumu kırmamı sağladı. Bu hisler seneye beni 140K ya da 90K yarıştırır mı bilmem ama İznik Ultra beni paha biçilemez değerlerle çoktan tanıştırdı bile;))) Belki 90K koşma hedefini eklerim gelecek yıl mücadele panıma :)) kim bilir? Rakamlarımla İznik Ultra: 50K parkur uzunluğu 1950m tırmanış /1900m iniş 8s48dk bitiş süresi süresi 190 kişi Finish’e ulaşan 29 Kadın içerisinde 8.lik Teşekkürler İznik Ultra ekibi, MCRRaceSetter ekibi ve her zaman beraber KM’lerce koştuğumuz BiKoşuAdana ekibim…. Daha da çok teşekkürler ailem Koçaklar’a, iyiki varlar… Dilem Koçak İznik Ultra 50K – Bip Nr:606