Salomon Kapadokya Ultra Trail Yarış Raporu

alper1Bu sene Kapadokyada gerçekleşen ultra maratonun 3. yarışıydı ve bende 3. katılımımı gerçekleştirdim.Hayatımda yaptığım en keyifli işlerden biriydi ve müthiş bir haz duymuştum her Kapadokya koşumda.İlk yıl koşulan ultra maratonu hatırlıyorumda hepi topu 140 kişiydi ve o zamanda muhteşemdi şimdide.İlk yıl 36k 2. Yılımda 60K ve bu sene de 60K koştum.60K da çift dikiş yapmak istedim nedeni  ise geçtiğimiz yıl hedeflediğim derecede koşamamış olmamdan kaynaklıydı.Buna yarış tecrübemin eksikliği en önemli etkendi.

Salomon Kapadokya Ultra Trail 2016 60K yarışına hazırlanırken antrenmanları  daha çok patikada ve testere başı şeklinde olan parkurlarda yapmaya çaba sarfettim.Çünkü o şekilde yapılan antreman koşucuya sadece yokuş antremanlarına oranla daha fazla mukavemet kazandırdığını okumuştum.İniş ve çıkışları ile dolu olan Kapadokya için ise biçilmiş bir idman şekliydi.Tabi ki Torosların meşhur parkuru Çakıt Vadisi koşularımızda trail kondisyonumuzu arttıran bir başka parkurdu.

Gerekli çalışmalarımzı yaptık ve hedeflemelerimize geldik.Ben kendi hedefim olarak 9.30 saatin altında koşmayı hedeflemiştim.Geçtiğimiz senelerdeki en büyük problemim olan kramp sorunumu çözdüğümde bu hedefi zorlanmadan çıkartabileceğimi düşünüyordu.

Koşu hayatımı 2 ye ayırıyorum ve bunu tuz tableti ile tanışmadan önceki ve tuz tableti ile tanıştıktan sonra diye özetleyebilirim.Ne oldu tuz tableti yarışları hedeflerimin çok çok altındamı bitirmemi sağladı tabiki kocaman bir HAYIR J . Peki ne yaptı diye sorarsanız sadece daha konforlu koşmamı sağladı ve buda benim için çok önemli.Kullanım şekli olarak her 1,5 saate bir kullanım olarak planlıyorum bazı zamanlar aralık süresi 2 saati bulabiliyor.Kramp ile ilgili problemim şuan da kalmadı diyebilirim.O zaman geriye ne kaldı disiplinli bir entreman tablosu ve buna uyum.İşte bunu Kapadokya Ultra Trail için kısmen yapabildim diyebilirim.Çünkü bahaneler bahaneler bahaneler… alper2

Yarışa dönmem gerekirse BikoşuAdana ekibimiz çok az  eksik ile (sayıda az pahada ağır) start noktasında yerimizi almıştık.Heyecanlıydık biraz üşüyorduk ve fotoğraflar çekilmeyi unutmuyorduk.Geri sayım başladı ve yola koyulduk.İlk yokuşları yürümüyor koşuyordum ve yarışa ait tek stratejim olan ‘’Yokuşta yürü, düzlükte ve yokuş aşağı koş ‘’ ilkemin üstüne çıkmıştım.Bu da yarış öncesi kendimi çok iyi hissettiğimin belirtisi olarak gördüm kendimde ilk istasyona kadar yarışçılar arasında hiç kopmadan ilerliyorduk.BikoşuAdana dan Mehmet Önelge ve Ceyhun Esen ile koşuyorduk ben önde arada da arkama dönmeden önelge ? ceyhun hocam ? diye bağırıyordum ve gelen hoynnn sesleri ile devam ediyorduk J İlk ve 2. Hatta 3. İstasyon olan Göreme istasyonunu çok rahat geçtik.Göreme-Çavuşin istasyonları arası neden bilmiyorum artık lastik gibi uzamıştı benim için koştukça uzuyor ve bir türlü yerleşim yeri göremiyordum.Bu arayı fazla kırılmama izin vermeden ufakta olsa koşmaya çalıştım.Artık Çavuşin e gelmiştim.Beraber koştuğumuz Mehmet ile birlikteydim.Çavuşinden sonra Akdağ istasyonuna kadar bizleri zorlu bir çıkış bekliyordu.Aslında işin sadece çıkmak olunca o kadar da yıpranmıyorsun.Akdağ yokuşunu adımladıktan ve sonraki düzlükleri ufakta olsa koştuktan sonra evet artık son istasyondayız ve eğer burada max 5 dk sonra çıkar ve ortalama 7 pace ile son 10 km yi koşabilirsem hedef zamanımda koşabileceğimi planladım ve koş Alper koş moduna geçtim.

Son 10K bence istenilen antremanları yapamamdan dolayı zorlayıcı geçti.Bir başkasına anlattığımda ‘’kusurabakma da bizahmet zorlan be arkadaşım’’ diyor ama eğer daha uzun mesafleri hedefliyorsan(İznik 140K) buraları rahat geçmelisin.Bende zor geçen son  10km nin ardından 110K koşanların ayrıldığı son istasyona yetişiyorum buradan sonra sadece 3km var finişe bunu duymuş olmak bana bir tazelenme getiriyor ve artık daha hafif koşuyorum.Ürgüp ün içine girdim ve bildiğin yokuş aşağı 5 pace koşuyorum.Oğlumu kucağıma alacam ve finişe öyle gireceğiz yakınlaşınca eşimi arıyorum aksilik Ali uyumuş L olsun diyorum finişe son 1 km olduğunu öğreniyorum  koşuyorum müzik sesi geliyor kara göründü beyler havasındayım J Yarışın en manyak anı finish e  kalan son 150 mt endorfinler ardı ardına salgılanıyor J eşim annem kuzenim teyzemler hepsi  finişte ve onların kucağına atıyorum kendimi sonrası zaten bildik anlar.

İlk önce gece gündüz demeden bizlere bu yarışı daha konforlu kılan güleryüzlü  GÖNÜLLÜLERE ve sonrasında herzaman olduğu gibi Ultra camiasının bir avuç insanda olsak destekçisi olan ARGEUS TURİZM e Ana sponsor SALAMON a ve bitiren bitiremeyen ama bu keyifli atmosferin oluşumuna katkıda bulunan tüm koşuculara can-ı gönülden Teşekkürlerimi sunuyorum.

Seneye görüşmeküzere.

Alper Talı

BikosuAdana

alper3

İlginç bir an ; Göreme CP den çıkmıştım ki Alperrrrrrrrr diye bir ses ve sese doğru baktığımda eşim ve kucağında oğlum Ali bana doğru koşuyorlar.Onlar ben koşarken geziyorlar ve kuzenim Merve ve oğlu Ege Ali filan at çiftliğini gezmeye gelmişler.Çocuklarda atlara bakar bizde oralarda vakit geçiririz düşüncesi ile ve koşucuları görmüşler Emine içinden acaba Alper i görürmüyüz derken ve Ben sonra bir foto tabi alper4

Şu fotoğrafa da bakıldığında bir avuç koşucu olduğumuz görülüyor.Bu güzel insanların sinerjisi her organizasyona yansıyor ve bir an olsun tüm olumsuzlaklarda uzaklaşıyoruz.

Birbirimizin kıymetini bilmeliyiz