SALAMON KAPADOKYA ULTRA TRAİL 2016/ 60K YARIŞ RAPORU

14556669_10210020426014583_1495109482592353409_oNevşehir-Ürgüp te 3.sü düzenlenen Kapadokya ultra trail’ yarışlarında daha önce ki düzenlenen 30k ya 2 defa katılmış olmanın vermiş olduğu heyecan ve tecrübe ile hazırlandığımı düşünüyordum, oysaki yarışın 44.km sinden sonrasında ne kadar tecrübesiz olduğumu anlayana kadar. (İlerleyen bölümde sırası geldiğinde konuya değineceğim)
Ramazan ayını müteakip 60k hazırlıklarımı Avrasya maratonu hazırlıkları ile harmanlayarak sıkı bir çalışma başlattım. Akabinde beklenen gün nihayet gelmişti. 21/10/2016 tarih Cuma günü kıymetli eşim Nuray TOPCU ile Adana dan Ürgüp’e hareket ettik, fuar alanına ulaştığımızda sevgili koşu arkadaşım Selçuk ÇUKUROVA ve eşi de ordaydı otel rezerve sini birlikte yaptık, birlikte hareket edecektik.
Geçen yıllara nazaran oldukça kalitesini artırmış olan organizasyon gördüğüm kadarı ile bu başarısını ana sponsoru olan Salamon’a borçlu gibi görünüyor. Ana sponsor organizasyonun maksimum üst düzeyde geçmesi için yapılması gereken ne varsa yapmış kendilerine teşekkür ediyor gelecek yıllar da da aynı özveriyi kendilerinden beklemekle birlikte, organizasyonun küçük eksikliklerine burada değinmeyecek kendilerine ayrı bir mail atacağım.
22/10/2016 cumartesi sabahı saat 7:00 da 3 derece sıcaklıkta güzel bir günle 60k koşumuz güzel bir motivasyonla başladı. 14716252_10210020426574597_8247403502215939207_nGeçen yıla nazaran başlangıç yolunda biraz değişiklik olmuştu, Planlamada koşuyu 8-9 saat aralığında bitirmek var, çünkü 16/07/2016 tarihinde Erciyes sky 60k yı 12,saat 30 dakikada bitirebilmiştim. Koşunun başlamasıyla birlikte sert sayılacak bir tırmanışla yola çıktık. Daha ilk dakikalarda talihsizlik başıma dert olmuş saatimin GPS çalışmamıştı, yaklaşık on dakika sonra saati kapatıp tekrar geri açtığımda ancak veri alabilmeye başladım. Hiç kafaya takmadan hedefime odaklandım ve ilk mola istasyonu olan İbrahim paşaya kilometreyi ortalamada 6 dakika hız ile varmayı hedef haline getirdim. İlk istasyona kadar hedeflerim doğrultusunda saat 8:06 da istasyona ulaştım.
Kısa bir moladan sonra uzun aralıklı bir mola istasyonunu hedef aldım ve yola çıktım hedefi yine ortalama 6 dakikaya aldım ve devam ettim. Tahmini 13. Kilometrede yanımdan geçen yabancı bir koşucu sırt çantamla ilgili bir şeyler söyledi ama tabi ben anlamadım teşekkür ettim sadece. Biraz ilerleyince sırtımda bir ıslaklık hissettim ve günün sürprizi beni bulmuştu nasıl olduysa anlayamadım su torbam bir şekilde delinmişti ve üzerime su sızıntıları geliyordu, üstelik önümde Uçhisar mola istasyonuna en az 10 kilometre vardı. Bu stresle aklımda acaba suyum beni ne kadar götürebilecek endişesi ile koşuma hiç ara vermeden devam ettim. Parkurun zirvesine ulaştığımda derin bir nefes aldım, biliyorum ki artık önümde en az 5 kilometrelik Zemi vadisinden oluşan güzel bir kanyon var. Zirveye çıkarken kaybettiğim zamanı burada kazanmak planı doğanın müsaade ettiği ölçüde biraz hızlandım. Ortalama hızım 5 dakikalara düşmüştü vadinin eşsiz güzelliklerinde daha önce 2 defa geçtiğim için hiçde yabancılık çekmediğimi sanarak devam etmekte iken çukurlu bir virajda yere düştüm ve sağ dizimde kanama meydana geldi, yine sorun etmedim ve yoluma devam ettim, nede olsa mola istasyonunda sardırırım düşüncesi ile. Zemi vadisinin bitiminde Göreme panoramaya çıkıp bütün Kapadokya’yı ayaklarımızın altında hissetmek ayrı bir ruh dinlendirmesi veriyor insana. Göremeden sonra Uçhisar tarafına yol almaya başladık ve Güvercinlik vadisin’de tırmanışa geçtik. Zemi vadisinde kazandığım bonusları harcama vakti gelmişti. Güvercinlik vadisinin esrarengiz yerlerinden geçerek Uçhisar kalesi eteklerine geldiğimizde sondamla da olsa suyumun bitmediğini görmek beni rahatlatmıştı artık. Kaleye tırmanışla birlikte 2. Mola istasyonuna varmanın rahatlığı ile derhal yarım litrelik bir su şişesi temin ettim ve kısa bir mola ile kaleden bütün peri bacalarının kuş bakışı gözlüğü ile yeni bir vadiye doğru yol aldım. Hedefimde kaleye çıkarken kaybettiğim zamanları kazanma planları vardı, başarılıda oldum aslında 3. Mola istasyonuna 34k ya 3 saat 30 dakikada e ulaşmış ve hedeflerimin çok üstünde hareket ettiğimi orada anlayabilmiştim.
Artık yarışın en zor bölümüne 2. Yarısına başlamış ve kendimi hiç kasmamaya oldukça rahat gitmeye karar vermiştim. 3. Mola yeri olan Göremeden sonra Gül vadisinden geçerken bölgedeki peri bacalarının gerçekten de kırmızı gül rengini aldığını gördüm ve bu eşsiz mucizenin kalbinde olduğumu hissettim. Gül vadisinden Çavuşin’e inmek çok zaman almamıştı ancak ayakkabının parmaklarımı vurması sonucunda su toplamaları başlamıştı artık.14666091_10210002919616934_2007559878153811482_n
4. Mola istasyonuna vardığımda saat 12:00 ve 43,7k da idim artık kendimi frenleyemediğimin farkına vardığımda çok geç olmuştu. 5 dakikalık bir moladan sonra Çavuşin’den yola çıkıp 5. Mola istasyonuna hedeflendim lakin ayak ağrıları belirgin bir şekilde hissedilmeye başlamıştı. Yola çıkmamı müteakip Akdağ ismi verilen uzun ve dik bir rampa beni bekliyordu. Sonunda beklenen oldu ve dizlerime kramp girmeye başladı Akdağ tırmanışının yarısında durup bacaklarıma biraz masaj yaptıktan sonra yavaş, yavaş tırmanışı sürdürdüm. Akdağ’ın zirvesine ulaştığımda Gül vadisine kuş bakışı bir rotadan düz ve inişli bir zeminde yürüye-koşa bacaklarımın müsaade ettiği kadarı ile 5. Mola istasyonuna 50k ya 13:08 de ulaşabildim. Önümde 11k vardı ve benim bacaklarım kilitlenmiş vaziyette idi, yine 5 dakika istirahatten sonra çoğunluğu düz ve iniş olan son parkurun tamamını biraz koşu biraz yürüyüşle üzüm bağlarından üzüm yiyerek tamamladım. Finish’e geldiğimde saat 14:20 yi gösteriyordu, koşuyu 7 saat 20 dakikada bitirmiştim lakin buruk bir sevinç almıştı beni, sanki ellerimin içinden kayıp gitmişti kürsü, yine de gayet mutlu ve huzurluydum istediğim zamanın çok altında bir sürede ciddi bir sakatlanma olmadan yarışı bitirdiğim için.
Gelecek yıl düzenlenecek olan 60k ya daha iyi hazırlanmak umudu ile bütün koşu dostlarına sağlıklı nefesler dileyerek hoşçakalın der ilk koşu raporum olması münasebeti ile sürçü lisanlardan, eksikliklerden ve de hatalardan dolayı da affınıza sığınırım. 25/10/2016-Mikail TOPCU